KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/2221 E., 2011/7196 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2011
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın bağımsız bölümünün aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Toplanan delillerden, dava konusu muhdesatın üzerinde bulunduğu 838 ada 122 parsel sayılı taşınmazda kat mülkiyetinin kurulu olduğu, davacı tarafın taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın en üst katına yapılan ilave dairenin mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespiti talebiyle görülen davayı açtığı ve yargılama sırasında üç numaralı bağımsız bölümün maliki olduğu anlaşılmaktadır.
Aidiyet tespiti davaları kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden derdest ortaklığın giderilmesi davası ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığı takdirde bu dava görülemez. Kural olarak, öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmiştir.
Bu hukuksal olguların ışığı altında duraksamasız belirtmek gerekirse hukuki yarar dava koşuludur.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmaz hakkında yapılan bir kamulaştırma işlemi veya açılmış bir ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığı, tespit davası açılabilmesine imkan tanıyan HUMK'un 567 ve Kamulaştırma Kanunun 19.maddesi hükmünün somut olayda uygulanmasına imkan olmadığı gözetildiğinde, davacının tespit davası açmakta hukuki yararının olmadığı kuşkusuzdur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/2221, K. 2011/7196, 23 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama