KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/265 E., 2011/6967 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2011
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi dahili davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 140 ada 5 parsel sayılı 3851.92 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ölü ... ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Dava dışı 140 ada 4 parsel sayılı taşınmaz maliki olan davacılar ... ve paydaşları tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve paylaşmaya dayanarak ... ... terekesi adına dava açmışlardır. Mahkemece davanın kabulüne, dava ve temyiz konusu 140 ada 5 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 11.5.2009 tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile işaretli 496.79 m2 yüzölçümündeki bölümün tapu kaydının iptali ile veraset ilamına atıf yapılmak suretiyle payları oranında ... ... mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, dahili davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde tespit gününde adına tescile karar verilen zilyet davacı ... ve paydaşları yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
Dava konusu taşınmazın tespit tutanağı içeriği incelendiğinde hükme dayanak yapılan, keşifte dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği tartışmasızdır. Bir başka deyişle kadastro tespitinde saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düştüğü gibi keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları da kendi içinde çelişmiştir.
O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için tespit tutanağı bilirkişileri hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, tutanak bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilmeli, hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/265, K. 2011/6967, 17 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama