KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/2735 E., 2012/769 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2012
Karar Metni
1.167 kelime·6 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 154 ada 42 parsel sayılı 22400,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz aynı ada 1, dava konusu 154 ada 43 parsel sayılı 42000,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise aynı ada 3 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan vergi kayıtlarının miktar fazlası olarak mera niteliği ile sınırlandırılmak sureti ile tespit edilmiştir. Davacı ... miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece özetle; "usulüne uygun mera araştırması yapılması" gereğine değinen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, dava konusu 154 ada 42 ve 43 parsel sayılı taşınmazların tarla vasfı ile 1/3 payının davacı ... adına, 1/3 payının davalı Hazine adına, 1/3 payının ise Şevki Batakbaşı'nın mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Mahkemece; dava ve temyize konu 154 ada 42 ve 43 parsel sayılı taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olmadığı, davacı ... ve paydaşları yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve soruşturma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki; dava konusu taşınmazlara komşu olan ve 154 ada 2 parsel sayılı taşınmaza uygulanan 15.06.1988 tarih 6 sayılı, Aralık 1962 tarih 22 sayılı tapu kayıtları ile 1937 tarih 493 sayılı vergi kaydı, komşu 31 parsel sayılı taşınmaza uygulanan 1937 tarih 496 sayılı, 1981 tarih 37, 175 ve 176 sayılı vergi kayıtları, komşu 10 parsel sayılı taşınmaza uygulanan Haziran 1936 tarih 69 ve 1947 tarih 12 sayılı tapu kayıtları ile 1937 tarih 492 sayılı vergi kayıtları getirtilip keşifte uygulanmak suretiyle nizalı parsel yönünü ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği belirlenmemiş, aynı zamanda dava konusu taşınmazlara komşu olan 154 ada 4,
9, 50, 28, 49, 26, 27, 30, 33, 40 ve 36 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanak örnekleri ile varsa dayanak kayıtları, davalı iseler dava dosyaları bulunduğu yerden getirtilmemiş, dava dışı 154 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kuzeyden komşu olduğu ve mera olarak sınırlandırıldığı tutanağın edinme sütununda belirtilen 154 ada 16 parsel sayılı taşınmazı gösterir birleşik kroki Kadastro Müdürlüğü'nden getirilmediği gibi uzman bilirkişi rapor ve haritasında bu taşınmaz gösterilmeyerek bilirkişi ve tanık sözlerinin denetim imkanı sağlanmamış,
davanın dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre davacı taraf ile ortak miras bırakanı ve dava dışı mirasçılarının kimlikleri belirtilerek ilgililer adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği, Kadastro, Tapu Sicil ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmamıştır.
Kural olarak, mahkemece bir yerin mera olarak kabul edilebilmesi için taşınmazın yetkili idari merciler tarafından mera olarak tahsis edilmesi ya da taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde kamu malı niteliğinde mera olarak kullanıla gelmiş olmasına bağlıdır.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için; dava konusu taşınmazlara komşu olan ve 154 ada 2 parsel sayılı taşınmaza uygulanan 15.06.1988 tarih 6 ve Aralık 1962 tarih 22 sayılı tapu kayıtları ile 1937 tarih 493 sayılı vergi kaydı, komşu 31 parsel sayılı taşınmaza uygulanan 1937 tarih 496 sayılı, 1981 tarih 37, 175 ve 176 sayılı vergi kayıtları, komşu 10 parsel sayılı taşınmaza uygulanan Haziran 1936 tarih 69 ve 1947 tarih 12 sayılı tapu kayıtları ile 1937 tarih 492 sayılı vergi kayıtları Tapu Sicil Müdürlüğü ile İlçe Özel idare Müdürlüğü'nden getirtilmeli, aynı zamanda dava konusu taşınmazlara komşu olan 154 ada 4, 9, 50, 28, 49,
26, 27, 30, 33, 40 ve 36 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanak örnekleri ile varsa dayanak kayıtları, davalı iseler dava dosyaları bulunduğu yerden getirtilmeli, 154 ada 16 parsel sayılı taşınmaz ile dava konusu 154 ada 42 ve 43 parsel sayılı taşınmazlar ile bu taşınmazların dıştan komşu taşınmazlarını da bir arada gösterecek şekilde birleşik harita Kadastro Müdürlüğünden getirtilmeli,
ayrıca davacı taraf ile ortak miras bırakanı ve dava dışı mirasçılarının kimlikleri belirtilerek adlarına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği,
Kadastro, Tapu Sicil ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulmalı, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişi ve tanıklar uzman bilirkişi, tapu fen memuru ve uzman ziraatçi bilirkişi, tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde dava konusu taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı,
yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazların öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda tespit tutanağı bilirkişilerinden olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tespit tutanağı bilirkişileri taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli,
dava dışı 154 ada 1 ve 3 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gören vergi kayıtları revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar gözönüne alınarak yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanarak kapsamı belirlenmeli, aynı zamanda çekişmeli taşınmazların sınırında eylemli biçimde mera olduğu dikkate alınmalıdır.
Öte yandan uzman ziraatçi bilirkişi aracılığıyla taşınmazlar bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, özellikle gözlemde, taşınmazların meyil durumu, toprak yapısı, toprak ve taş unsurlarından hangisinin galip geldiği, fiziksel durumu, taşınmazların sınırlarının belirgin ve sabit olup olmadığı, komşu taşınmazlar ile arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, dıştan komşu taşınmazların tümünün toprak yapısı ile mukayese edilmeli, bu fiziksel olgular da keşif tutanağına geçirilmelidir.
Aynı zamanda dava konusu taşınmazlara komşu taşınmazların tespitine esas alınan kayıt ve belgelerin nizalı parsel yönünü ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği incelenmeli, davalı olup olmadıkları tespitlerinin kesinleşip kesinleşmediği incelenip irdelenmeli, dava konusu taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olmadığı sonucuna varıldığı takdirde, yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, bu cümleden olarak yerel bilirkişiden ve tanıklardan dava konusu taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi ile dava konusu taşınmazların öncesinin kime ait olduğu,
öncesinin ne olduğu ve ne amaçla kullanıldığı, kimden kime kaldığı yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, özellikle uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/2735, K. 2012/769, 14 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama