KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/2763 E., 2011/2790 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
620 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; “Davacı ve katılanın tapu kaydının keşif mahallinde yöntemine uygun şekilde uygulanması, kapsamının belirlenmesi, tapu kaydı kapsamı dışında kalan bölümleri yönünden yeterli biçimde zilyetlik araştırmasının yapılması” gerektiği yönüne değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, dava konusu 119 ada 1, 3 ve 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazların davacı ..., 119 ada 2 ve 127 ada 2 parsel sayılı taşınmazların ise katılan ...’ın miras bırakanı ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, dava konusu 119 ada 1, 3 ve 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazların davacı ..., 119 ada 2 ve 127 ada 2 parsel sayılı taşınmazların ise katılan ...’ın miras bırakanı ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş ise de, mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “davacı ve katılan tarafın tutunduğu tapu kaydının keşif mahallinde yöntemine uygun şekilde uygulanması, kapsamının belirlenmesi, tapu kaydı kapsamı dışında kalan bölümler yönünden yeterli biçimde zilyetlik araştırmasının yapılması” gereğine değinilmiştir.
Taraflar arasında Elbistan Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 20.2.1990 tarih ve 1988/535-1990/64 E.K. sayılı kesinleşmiş tescil davası ile Elbistan Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 21.6.2006 tarih ve 2006/238-247 E.K. sayılı kesinleşmiş tapu kaydının yüzölçümünün tashihi dava dosyasının bulunduğu dosya içerisinden anlaşıldığı halde, mahkemece daha önceden davaya konu yerlerin kapsamı belirlenmemiş, işbu dava konusu taşınmazlar olup olmadığı, önceki kesinleşmiş ilamların taraflar yönünden kesin hüküm, güçlü delil olup olmadığı hususu değerlendirilmemiştir. Eksik araştırma ve soruşturma ile karar verilmez.
O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tespit tutanağı bilirkişileri, uzman fen ve ziraat bilirkişileri hazır olduğu halde dava konusu taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, taraflar yönünden Elbistan Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 21.6.2006 tarih ve 2006/238-247 E.K. sayılı ilamı yönünden kesin hüküm olmasa da, Elbistan Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 20.2.1990 tarih ve 1988/535-1990/64 E.K. sayılı ilamının kesin hüküm olduğu hususu düşünülmeli, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları,
tespit tutanağı bilirkişileri yardımı uzman bilirkişi fen memuru eliyle Elbistan Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 1988/535-1990/64 E.K. ile 21.6.2006 tarih ve 2006/238-247 E.K. sayılı dava dosyalarındaki haritalar yöntemine uygun şekilde mahallinde uygulanarak kapsamları duraksamasız belirlenmeli, Elbistan Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 20.2.1990 tarih ve 1988/535-1990/64 E.-K. sayılı kesin hüküm kapsamında kalan taşınmaz ya da taşınmaz bölümleri yönünden davanın reddine karar verilmeli, kapsamı dışında kalan taşınmaz ya da taşınmaz bölümleri üzerinde ise yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı,
diğer bir anlatımla kesin hüküm kapsamı dışındaki bölümler üzerinde davacı ve katılan tarafın zilyetliğinin başlangıcı, süresi, sürdürülüş biçimi üzerinde olaylara dayalı yerel bilirkişi, tanıklar ve tespit tutanağı bilirkişilerinden bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tespit tutanağı bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli, özellikle uzman bilirkişi fen bilirkişisinden keşfi izlemeye,
bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/2763, K. 2011/2790, 25 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama