KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/2921 E., 2011/3131 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2011
Karar Metni
643 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 269 ada 3, 270 ada 10 ve 285 ada 37 parsel sayılı sırasıyla 1122.95 m2, 5628.49 m2 ve 4463.33 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar satın almaya dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... ... dava konusu taşınmazların miras bırakan ... oğlu...'den kaldığını öne sürerek paya yönelik dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların 1/5 payının davacı ... ... adına, kalan 4/5 payının davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların davacının miras bırakanı ... oğlu...'e ait olup olmadığı, Kasım ...'in dava konusu taşınmazları sağlığında oğlu...'a bağışlayıp bağışlamadığı, ... oğlu...'in mirasının yöntemine uygun şekilde paylaşılarak davalıya satış yapan 3.kişilerin miras bırakanı...'a kalıp kalmadığı araştırılmadan hüküm kurulmuştur. Eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamaz.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava konusu taşınmazların öncesinin davacının miras bırakanı ... oğlu...'e ait olup olmadığı, ... oğlu...'e ait olduğunun anlaşılması halinde bu kişinin sağlığında dava konusu taşınmazları oğlu... ...'e bağışlayıp bağışlamadığı belirlenmelidir. ... oğlu...'in dava konusu taşınmazları davalının satıcılarının miras bırakanı oğlu...'a bağışlamadığının belirlendiği taktirde ise yöntemine uygun şekilde paylaşım yapılıp yapılmadığı, paylaşılmışsa oğul...'ın miras payına düşüp düşmediğinin belirlenmesi gerekir.
Bunun içinde ... oğlu...'in ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının, bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra, terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir. Hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri, olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibarettir.
Öncelikle ... oğlu...'in terekesine dahil dava dışı, başka taşınmaz mallar bulunup, bulunmadığı araştırılmalı, varsa sözü edilen taşınmazların, kadastro tespit tutanakları ve dayanakları belgeler, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, bundan başka ... oğlu...'in terekesine dahil menkul mallar varsa menkul malların niteliği, adedi ve değerleri belirlenmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde, taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı,
yerel bilirkişi ve tanıklardan ... oğlu...'in ölüm gününden sonra, mirasçıları arasında az yukarıda açıklanan hukuksal olgulara göre yöntemine uygun bir paylaşma yapılıp, yapılmadığı, yapılmış ise dava konusu taşınmazların hangi mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, diğer mirasçı yada mirasçıların, miras payına karşılık kendilerine terekeden ne verildiği duraksamasız belirlenmeli, bu konularda da yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı,
tespit tutanağı bilirkişilerinin anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, mirasçılar arasında, aynı nitelikte Kadastro Mahkemesinde görülmekte olan dava ya da davalar varsa, usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca davalar arasında, fiili ve hukuki irtibatın varlığı, davalardan biri hakkında verilecek hükmün, aynı nitelikteki diğer davanın sonucunu etkileyeceği gözönüne alınarak dava dosyalarının, birleştirileceği düşünülmeli, sonuçlanan ve kesin hükme bağlanan, davalar varsa, deliller değerlendirilirken,
sözü edilen taşınmazlarla ilgili olarak, yerel mahkemesinden verilen ve kesinleşen hükümler de gözönüne alınmalı, özellikle, sözü edilen taşınmaz ya da taşınmazların, tespit tutanakları içeriğinde, paylaşma olgusuna yer verilip verilmediği yönü üzerinde durulmalı, uyuşmazlığın niteliğine göre deliller değerlendirilirken paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz, ya da ekonomik yönden aynı parasal değerde menkul mal isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığı gözönünde tutulmalı, bir ya da bir bölüm mirasçıya miras payına karşılık menkul mal verilmiş ise niteliği ve adedi belirlenmeli,
uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, paylaşım yapılmadığının tespiti halinde tereke karşısında 3.kişi durumunda olan davalının satış tarihi ile tespit tarihi arasında 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı gözetilerek davacının miras payı açısından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği göz önüne alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/2921, K. 2011/3131, 6 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama