KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/2964 E., 2012/1896 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2012
Karar Metni
484 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 151 ada 2 parsel sayılı 3.418,47 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazın miras bırakanı ... ... mirasçıları adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu 151 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalı ...’nın tutunduğu tescil ilamı sonucu oluşan 4.7.1996 tarh ve 1 sayılı tapu kaydı ve dayanağı haritanın kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Davalı tarafın tutunduğu tapu kaydı ve haritasının dava konusu taşınmaza uyduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Ancak davalı ...’nın tutunduğu tapu kaydı, davacı ...’ın taraf olmadığı Kiğı Sulh Hukuk Mahkemesinin 9.3.1993 tarih ve 1991/74-1993/28 E.K.sayılı ilamı ile oluşmuştur. Davacı ...’ın taraf olmadığı tescil ilamı ile oluşan tapu kaydı davacı taraf yönünden kesin hüküm oluşturmaz.
Keşifte dinlenen bir mahalli bilirkişi ve bir tanığın beyanlarında, dava konusu taşınmazın davacı tarafın miras barakanı ... ...’dan kaldığı, arpa buğday ektiği, çocuklarının mezraya taşındıktan sonra davacı tarafça taşınmazın kullanılmadığı, dava konusu taşınmazın davalı tarafından kullanıldığını haber verdiklerine göre, dava konusu taşınmazın kim tarafından neye dayanarak, ne zamandan beri, nasıl zilyet edildiği, süresi, davalının zilyetliğinin feri mi yoksa asli zilyetlik mi olduğu üzerinde durulmadan, sırf davalı tarafın tapu kaydının taşınmaza uyduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir. Eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmez.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle yöreyi iyi bilen yaşlı, yansız, yerel bilirkişiler, tanıklar ve tüm tutanak bilirkişilerin tümü hazır olduğu halde dava konusu taşınmazın başında yeniden keşif yapılmalı, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı,
zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı ayrı ayrı bilgi alınmalı, tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek tutanak bilirkişilerinin tutanakdaki beyanları ile hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık anlatımları arasındaki aykırılık giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı,
davacı tarafın miras bırakanı ... ... ve mirasçılarının kimlikleri belirlenerek aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla adlarına tescile karar verilen başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, davalı tarafın zilyetliğinin asli zilyetlik mi yoksa feri zilyetlik mi olduğu hususları da dikkate alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/2964, K. 2012/1896, 19 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama