KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/3166 E., 2012/1759 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2012
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 202 ada 7 parsel sayılı 2551,67 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu, komşu taşınmazların dayanak tapu kayıtlarının taşınmaz yönünü Hazine okuduğundan söz edilerek ve ...'in zilyetliğinde bulunduğu tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... tapu kaydına, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece Orman Yönetimi ve Saçıkara Köyü Muhtarlığı aleyhindeki davanın husumet nedeniyle reddine, davalı Hazine aleyhindeki davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı ...'in tutunduğu 9.10.1957 tarih 21 sayılı sicilden gelen 26.5.1971 tarih 5 sayılı tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsamadığı, ancak tespit tarihinde davacı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Dava konusu 202 ada 7 parsel sayılı taşınmaza komşu aynı ada 6 ve 8 parseller ile 147 ada 25 parsel sayılı taşınmazlar, mera olarak sınırlandırılmıştır. Komşu taşınmazlar eylemli mera olduğuna göre taşınmazın meradan kazanılıp kazanılmadığının bir başka deyişle taşınmazın geleneksel mera olup olmadığının somut olayda araştırılması zorunludur.
O halde davada sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişi, tanıklar, uzman fen ve ziraatçi bilirkişiler ve tutanak bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmaz ile komşu 202 ada 6, 8 ve 147 ada 25 parsel sayılı taşınmazların öncesi bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda olaylara dayalı bilgi alınmalı,
tespitte saptanan hukuksal olgu dikkate alınarak taşınmazın mera olup olmadığı yolunda tutanak bilirkişilerinden de ayrıntılı, gerekçeli, olaylara dayalı bilgiler alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilerek yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli, öte yandan uzman ziraatçi bilirkişi aracılığıyla taşınmaz bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmeli,
sınırdaki mera parseli ile dava konusu taşınmaz arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı belirlenmeli, özellikle uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/3166, K. 2012/1759, 14 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama