KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/3267 E., 2011/7731 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2011
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Temyiz aşamasında davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan 05.12.2011 havale tarihli dilekçe ile tahliye ve yıkım işlemlerinin durdurulması yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesi istenilmiş ise de; 6103 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389 ( Eski HUMK.'nun 101) ve devam eden maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir sadece yerel mahkemeler için öngörülmüş olup, temyiz aşamasında Yargıtay'da ihtiyati tedbire karar verilebileceğine dair yazılı bir düzenleme bulunmaktadır. Usul Kanunlarımıza göre Yargıtayca sadece tehiri icra kararı verilmesi mümkün ise de davalıların bu yönde bir talepleri de bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davalıların yasal dayanağı bulunmayan ihtiyati tedbir istemlerinin REDDİNE,
2-Dava, imar uygulamasına tabi tutulan taşınmazlar üzerindeki muhdesat ve bedellerinin tespit edilerek tahsili, muhdesat bedelleri ödenene kadar el atmanın önlenmesi ve kal talep edilemeyeceğinin tespiti istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine, özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgilerine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun niteliği, içeriği ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, davalı ...’nın yerinde görülmeyen tüm, davacı tarafın ise aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE, davalı ... tarafından harç peşin ödendiğinden yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafın oluşturulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece oluşturulan hükmün karar başlığında dava; elatmanın önlenmesi, hükmün gerekçesinde ise imar uygulaması nedeniyle bulunduğu yerde korunması mümkün olmayan muhdestların bedelinin tahsili şeklinde nitelendirilmesine rağmen, hüküm fıkrasının bu nitelendirmelerden farklı oluşturulduğu bu cümleden olarak, davacılar lehine tahsil hükmü ile birlikte, dava konusu muhdesatların davalı belediyeye ait olduğunun tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Duraksamadan belirtmek gerekir ki. HUMK'nun 74.maddesi hükmüne göre hakim tarafların isteği ile bağlı olup, istekten fazlasına veya başka şeye hükmedemez.
Ne var ki, mahkemece davalı tarafın talebi bulunmadığı halde dava konusu muhdesatların davalıya aidiyetinin tespiti hususunda hüküm verildiği gibi, davacı tarafça talep edilmesine ve 3194 sayılı İmar Kanunun 18.maddesi hükmü şartlarının oluşmasına rağmen tahsiline karar verilen muhdesat bedelleri ödenmedikçe davalı tarafın el atmanın önlenmesi ve kal talep edemeyeceğinin tespiti yönünde hüküm yerinde bir karar da verilmemiştir.
Davanın niteliğinde yanılgıya düşülerek talep olmayan bir konuda karar verilemeyeceği gibi, davanın esasını oluşturan talep konusunda da olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden hüküm oluşturulamayacağı kuşkusuzdur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/3267, K. 2011/7731, 6 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama