KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/4174 E., 2012/3471 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2012
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan ve istenen miktarda borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
HUMK 275. maddesi hükmüne göre, genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken konularla hâkimlik mesleğinin gereği olarak hâkimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Kural olarak bilirkişi raporu hâkimi bağlamaz. Hâkim raporu serbestçe takdir eder. HUMK 284. maddesi hükmüne göre de hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir.
Somut olaya gelince; davacı, işyerinde kaçak su kullanıldığı gerekçesiyle davalı tarafından hakkında kaçak su tutanağı düzenlendiğini öne sürerek davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda, mahallinde keşif yapılarak, işyerinin niteliği, suyun üretimdeki rolüne göre aylık su tüketim miktarı 87 metreküp olduğu belirtilmiş; ikinci raporda ise, işyerinde keşif yapılmadan tarifenin aylık su tüketim miktarının 50 metreküp olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Ayrıca, davacının tutanağa konu işyerinde ne zamandan itibaren faaliyette bulunduğu ilgili kurumlardan araştırılmamıştır.
Mahkemece yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın ikinci rapor benimsenerek karar verilmiştir. İlk bilirkişinin düzenlediği rapor ile hükme dayanak yapılan ikinci bilirkişi raporu arasında, kaçak su bedelinin hesabı yönünden çelişki bulunmaktadır. Çelişkili raporlara dayanılarak karar verilemez.
Hal böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, mahkemece tutanak düzenlenen adreste davacının faaliyetin hangi tarihten itibaren başladığı ilgili Belediye, Vergi Dairesi Müdürlüğü ve diğer kurumlardan sorularak saptanması, daha sonra kaçak su bedelinin hesabı yönünden ilk bilirkişinin düzenlediği rapor ile ikinci bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin üçüncü kez bilirkişi incelemesi yaptırılarak giderilmesi, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir şekilde karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/4174, K. 2012/3471, 15 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama