KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/4557 E., 2011/5045 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2011
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 349 ada 1 parsel sayılı 1288,33 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ..., aynı ada 2 parsel sayılı 1675,42 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ..., aynı ada 3 parsel sayılı 1631,54 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ..., aynı ada 4 parsel sayılı 4047,81 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... ve aynı ada 5 parsel sayılı 1759,57 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına satın almaya, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiştir.
Davacılar Atiye Davis ve arkadaşları miras yolu ile gelen hakka dayanarak miras payları için ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu 349 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu ve özel mülke konu olamayacağı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de; mahkemece varılan sonuç dosya içeriğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmediği gibi, yapılan araştırma ve soruşturma da hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Dava konusu taşınmazların kadastro komisyonunca tespit maliki olan davalılar ... ve arkadaşları adına tespitlerinin yapıldığı, davacılar ... ve arkadaşlarının da yasal süresi içerisinde miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açtıklarına göre; tespit tutanaklarının malik hanelerinin doldurulmuş olduğu, taşınmazların tespitinin 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü uyarınca yapılmadığı ve bu nedenle somut olayda aynı Yasanın 30. maddesi hükmünün uygulanamayacağı kuşkusuzdur.
O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için mahkemece, davacıların miras payına yönelik olarak dava açtıkları gözönüne alınarak; iddia ve delilleri sorulup saptanmalı, davalı tarafın diyecekleri sorulmalı, bildirdiği deliller toplanmalı, dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ...'dan kalıp kalmadığı kesin olarak belirlenmeli, taşınmazların ortak miras bırakan ...'dan kaldığının belirlenmesi halinde ... terekesinin paylaşılıp paylaşılmadığı araştırılmalı, bu konuda terekeye ait taşınmazların tamamının kadastro tutanakları getirtilerek incelenmeli,
mirasçılar arasında aynı nitelikte Kadastro Mahkemesinde görülmekte olan dava ya da davalar varsa usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca davalar arasında fiili ve hukuki irtibatın varlığı, davalardan biri hakkında verilecek hükmün aynı nitelikteki diğer davanın sonucunu etkileyeceği gözönüne alınarak dava dosyalarının birleştirileceği düşünülmeli, sonuçlanan ve kesin hükme bağlanan davalar varsa deliller değerlendirilirken sözü edilen taşınmazlarla ilgili olarak yerel mahkemesinden verilen ve kesinleşen hükümler de gözönüne alınmalı,
özellikle sözü edilen taşınmaz ya da taşınmazların tespit tutanakları içeriğinde paylaşma olgusuna yer verilip, verilmediği yönü üzerinde durulmalı, uyuşmazlığın niteliğine göre deliller değerlendirilirken paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz, ya da ekonomik yönden aynı parasal değerde menkul mal isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığı gözönünde tutulmalı, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/4557, K. 2011/5045, 14 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama