KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/4761 E., 2012/2597 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2012
Karar Metni
255 kelime·1 dk okuma
Yapılan incelemede davalıya Tebligat Kanununun 21.maddesine göre yapılan tebliğin usulüne uygun olmadığı temyiz talebinin bu nedenle süresinde olduğu görülmekle, dosya incelendi. Gereği düşünüldü: Kadastro sırasında dava ve temyize konu 162 ada 1, 145 ada 106, 132 ada 66, 130 ada 192, 130 ada 111, 129 ada 1, 128 ada 1, 126 ada 1, 113 ada 9, 111 ada 122 parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında yazılı taşınmalar davalılar ..., ... ve ... adına elbirliği mülkiyeti hükümlerine göre tespit edilmiştir. Davacı ... satın almaya ve kazandırıcı zamaşımı zilyenliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın kapsamı, nitelik ve içeriği dikkate alındığında yerel mahkemece oluşturulan 23.10.2009 gün, 2007/116-2009/31 E.K. sayılı kısa kararla gerekçeli kararın çeliştiği, bir başka anlatımla kısa kararda davanın kabulüne denilerek, dava konusu taşınmazlar hakkında tescil hükmü kurulduğu, gerekçeli kararda ise davanın kabulü denmekle yetinildiği, taşınmazların kimin adına tescil edildiğine dair hükmün yazılmadığı, böylece hükmün infazında tereddüt yaratıldığı dosya kapsamı ile belirlenmiştir.
Konuya ilişkin 10.4.1992 gün ve 7/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olmasının başlı başına bozma sebebi sayılacağı öte yandan yerel mahkeme bozmadan sonra önceki karara bağlı olmaksızın çelişikliği (tenakuzu) gidermek kaydı ile vicdani kanaatine göre hüküm oluşturacağı vurgulanmıştır. Bu olgular dikkate alındığında kısa kararla uyumlu olmak üzere (çelişkisiz) gerekçeli kararın oluşturulması zorunludur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/4761, K. 2012/2597, 11 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama