KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/4801 E., 2011/5141 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2011
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 160 ada 799 parsel sayılı 90609,88 m2 yüzölçümündeki taşınmaz malikinin bilinemediğinden söz edilerek davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 160 ada 799 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 12.5.2009 tarihli haritada 20825,38 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı adına, geriye kalan bölümün ise tespit gibi davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 160 ada 799 parsel sayılı taşınmazın temyize konu 20825,38 m2 yüzölçümündeki bölümü üzerinde tespit gününde adına tescil kararı verilen zilyet davacı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı ...'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Hüküm kısmında tescil hükmü kurulan taşınmaz bölümleri ile hükümde atıf yapılan fen bilirkişisi rapor ve haritası arasında irtibat sağlanamadığı, bu haliyle hükmün infazında tereddüt oluşacağı düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı ...'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, hükmün
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/4801, K. 2011/5141, 15 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama