KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/4939 E., 2011/6767 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2011
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 116 ada 99 parsel sayılı 63114,85 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tararufu altındaki yerlerden olduğundan ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresinde davacı ... kazandırcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddine fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 23993,12 m2'lik bölümün davacı adına tapuya tesciline, (B) harfi ile gösterilen 39121,73 m2'lik kesimin ise mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 116 ada 99 parsel sayılı taşınmaz ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Tespite bir kayıt ve belge esas alınmamış yanlar yargılama sırasında bir kayıt ve belgeye de dayanmamışlardır. Hal böyle olunca uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur.
Dava konusu taşınmazın zemin, toprak ve bitki örtüsü itibariyle uzun yıllardır köy orta malı mera otlak alanı olarak kullanıla geldiği, zemindeki mera belirginliğinin bariz olduğu, imar ihyasının tamamlanmadığı, işlemeli ve işlemesiz tarımda kullanılan yerlerden olmadığı, ziraatçi bilirkişi raporu ve keşfen belirlenmiştir. Uzman bilirkişi sözlerine aykırı düşen, soyut nitelikli mahalli bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilemeyeceği gibi, mera niteliğindeki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/4939, K. 2011/6767, 14 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama