KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/4961 E., 2012/4343 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2012
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 136 ada 30 parsel sayılı 9537.07 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak, 136 ada 31 parsel sayılı 1997.72 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 136 ada 30 ve 31 parsel sayılı taşınmazların davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 46/1. maddesi hükmünce koşullarının varlığı halinde bu nitelikteki taşınmazların zilyedi adına tespit ve tescil edileceği belirtilmiştir. Dava konusu 136 ada 30 parsel sayılı taşınmazın Hazine'ye ait 8.10.1973 tarih 7.cilt, 1103 sayfa da kayıtlı tapu kaydının kapsamı içinde kaldığı, ancak tapu kaydının oluşturulduğu güne kadar zilyet davacı ... yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle saptanmıştır. Bu nedenlerle davalı Hazine'nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 136 ada 30 parsel sayılı taşınmaza yönelik hükmün ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Davalı Hazine'nin 136 ada 31 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazların gelince, mahkemece dava konusu taşınmaz yönünden zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinden söz edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
Dosyaya ibraz edilen ve ziraat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen rapor dikkate alındığında dava konusu taşınmazın uzun yıllardır tarımsal faaliyete konu olmadığı, davacının taşınmaza zilyet olduğuna ilişkin maddi bir bulgunun mevcut olmadığı, taşınmazın bitki örtüsü ve toprak yapısı açısından ham toprak niteliğinde olup bu özellikleri itibariyle de çevresindeki tarımsal faaliyete konu alanlardan ayrıldığı, zilyetlikle iktisap edilebilen yerlerden olmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/4961, K. 2012/4343, 7 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama