KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/4999 E., 2011/7439 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2011
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkindir.
Davalı tarafın temyizi mahkemece hükmedilen yargılama giderine yöneliktir.
Bilindiği üzere 1086 sayılı HUMK.nun 94/2.maddesi uyarınca; davalı, açılan davayı ilk celsede kabul eder ve davanın açılmasına da sebebiyet vermemiş ise yargılama giderinden sorumlu tutulamaz.
Somut olaya gelince; her ne kadar davalı tarafça düzenlenen cevap dilekçesinde davanın kabulü yönünde beyanlar yer alsa da, yargılamanın ilk oturumunda hazır olan davalı tarafın açılan davayla ilgili olarak delil bildirmek için süre istediği takip eden 22.07.2010 ve 17.02.2011 günlü oturumlarda da açıkça davanın reddini savunduğu anlaşılmaktadır. Şu halde mahkemece davalı tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmayıp davalının buna ilişen temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki, taşınmaz üzerinde davacı tarafın da 1/2 oranında paydaş olduğu gözetildiğinde yargılama sonunda hükmedilecek karar ve ilam harcının, toplam muhdesat değerinin davalı taraf payına isabet eden ve dava konusu olan bölümü üzerinden hesaplanması gerektiği kuşkusuzdur.
Öte yandan; gerek eski Medeni Kanun ve gerekse sonradan yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre arz üzerindeki bütünleyici parça nitelikli muhtesatların mülkiyetinin arzın mülkiyetine tabi olduğu gözetildiğinde, hüküm yerinde sadece muhtesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmekle yetinilmesi, mülkiyetin tespiti isteminin ise reddine karar verilmesi zorunludur.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek davalı taraf aleyhine fazla miktarda harca hükmedilmesi ve muhdesatın mülkiyetinin tespitine karar verilmesi isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise de, yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm yerinin bir numaralı bendinden “… binadan müteşekkil müttesebatın davacı tarafından yapıldığının ve mülkiyetinin davacıya ait olduğunun…” sözlerinin çıkarılmasına yerine “…bina niteliğindeki muhdesatın davacı ... tarafından yapıldığının…” sözlerinin eklenmesine, yine, hüküm yerinin iki numaralı bendinden “4.369,07” rakamının çıkarılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/4999, K. 2011/7439, 29 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama