KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/5024 E., 2011/7509 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2011
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, hasımlı olarak açılmış mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyulduktan ve bozma gerekleri yerine getirildikten sonra davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Toplanan delillerden davacının miras bırakanı olan büyükbabasının İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ... Mahallesi Cilt:19, Hane: 2915’de nüfusa kayıtlı, 29.07.1931 tarihinde nüfusa tescil edilen ve 27.10.1953 tarihinde ölen ... oğlu ...’dan olma, 01.07.1880 Ürgüp doğumlu ... ... olduğu, davacının kendi miras bırakanına ait olduğunu öne sürdüğü çekişmeye konu 985 ada 4 parsel sayılı taşınmazın ise 1950 yılında yapılan kadastro sırasında ... oğlu ... adına tespit ve tescil edildiği,
bozma kararına uyulduktan sonra getirtilen tapulama tespit tutanağı ve dayanağı belgeler ile bozma ilamında belirtilen diğer dosya içeriklerinde tespit malikinin nüfusa kayıtlı olduğu yer, ana adı, doğmu tarihi ve yeri gibi kimlik bilgilerinin tam olarak tespitine yarayacak bilgi ve belge bulunmadığı, tespit maliki ...’un kimlik bilgilerinin davacının miras bırakanı ile birebir örtüşmediği, resmi kayıtların davacı iddiasını doğrulamadığı anlaşılmaktadır.
Görülen dava sonucunda verilecek hükmün taraflar arasında kesin hüküm oluşturacağı ve tapu kaydının düzeltilmesi davasına bakan mahkemeyi de bağlayacağı gözetildiğinde, davada sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle davacının miras bırakanı ile 985 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tespit malikinin aynı kişi olduğunun kanıtlanması gerektiği kuşkusuzdur. Ne var ki, bu olgu nüfus kayıtlarına, nüfusta bir kayıt yoksa diğer delillere göre miras bırakanın mirasçılarını ve miras paylarını belirlemekle görevli dar yetkili Sulh Hukuk Mahkemesince tartışılıp değerlendirilebilecek bir konu değildir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/5024, K. 2011/7509, 1 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama