KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/5601 E., 2012/4048 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2012
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 123 ada 1 parsel sayılı 3680.20 m² yüzölçümündeki taşınmaz davalılar ... ve ... adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiştir. Davacılar ..., ... ve ... adlarına tespit gören 123 ada 2 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün tespit sırasında 123 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içinde bırakıldığını öne sürerek bu bölümün kendi taşınmazlarına eklenerek adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır.
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 123 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Uzman bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 15.06.2011 havale tarihli rapor ve haritada (A) ve (B) harfleri ile gösterilen toplam 454.38 m² yüzölçümüdeki bölümünlerinin davacılar adına tespit gören 123 ada 2 parsel sayılı taşınmaza eklenerek 2.693.74 m² yüzölçümüyle davacılar adına, 123 ada 1 parsel sayılı taşınmazın geriye kalan bölümünün 3.225.82 m² olarak davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu 123 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Uzman bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 15.06.2011 havale tarihli rapor ve haritada (A) ve (B) harfleri ile gösterilen toplam 454.38 m² yüzölçümüdeki bölümünlerinin davacılara ait taşınmazın devamı niteliğinde olduğu gerekçesi ile hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
Şöyle ki; dava konusu 123 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1984 yılından tespitin yapıldığı 2009 yılına kadar şimdiki sınırlar dahilinde davalılar tarafından tasarruf ve zilyet edildiği, tespit tarihinde davalılar ... ve ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, davacıların taşınmaz üzerinde zilyetliklerinin bulunmadığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Hal böyle olunca; mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi dava konusu olmayan davacılar adına tespit gören 123 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkında da taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde tescil hükmünü kurulması,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/5601, K. 2012/4048, 31 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama