KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/5667 E., 2012/3510 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2012
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 129 ada 13 parsel sayılı 1430,61 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davalılardan ... adına, aynı ada 40 parsel sayılı 1644,29 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve paydaşları adına,
aynı ada 53 parsel sayılı 632,37 m2 yüzölçümündeki taşınmaz satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılardan ... adına ve aynı ada 41 parsel sayılı 1286,06 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacı ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları, miras yoluyla gelen hakka dayanarak taşınmazların 1/4 payının adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır.
Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına, yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ...'dan, dava dışı ... ve ... ile davacıların miras bırakanı ... ve davalıların miras bırakanı ...'ye kaldığı, ... ve ...'nün miras paylarını davalıların miras bırakanı ...'ye sattığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra davacıların miras bırakanı ... ile davalıların miras bırakanı ... arasında terekenin yöntemine uygun bir şekilde paylaşılıp paylaşılmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçıların bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir. Az yukarıda açıklanan hukuksal olgular dikkate alındığında mahkemece varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemiştir.
Tarafların ortak miras bırakanı ...'nın ölüm gününden sonra tüm mirasçıların katılımı ile yöntemine uygun bir paylaşmanın yapılmadığı, terekeden davacıların payına isabet ettiği ileri sürülen 129 ada 41 parsel sayılı taşınmazın da yine davalı tarafın zilyetliğinde olduğu, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanan delillerle belirlenmiştir. Paylaşmanın yapıldığını ispat yükü kendisinde olan davalı taraf paylaşmayı kanıtlayamamıştır.
Hal böyle olunca; mahkemece davacıların miras payları ve dava dışı mirasçıların pay satışları gözönüne alınarak dava konusu 129 ada 13, 40 ve 53 parsel sayılı taşınmazıların 1/4 payının davacı taraf adına tapuya tesciline, 3/4 payın ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, 129 ada 41 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi ile tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmesi gerekirken,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/5667, K. 2012/3510, 16 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama