KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/5681 E., 2012/4740 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2012
Karar Metni
728 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 178 ada 22 parsel sayılı 19.999,69 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ... oğlu ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak kadastro tespitinin yanlış yapıldığını iddia ederek, taşınmazın ... oğlu ... adına tapuya tescili istemiyle Akşehir Kadastro Müdürlüğünü hasım göstermek suretiyle dava açmıştır.
Yargılama sırasında ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak, dava konusu taşınmazın ... oğlu ...’a ait olduğunu, davacı ...’ın miras bırakan ... oğlu ...’ın mirasçısı olmadığını öne sürerek davaya katılmıştır. Davacı Hazine, tapu kaydına dayanarak tespit maliki ... oğlu ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesine tapu iptal ve tescil davası açmıştır.
Asliye Hukuk Mahkemesince dava konusu taşınmaz hakkında Kadastro Mahkemesinde derdest dava olduğu gerekçesiyle dosya görevsizlik kararıyla Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece davacı ... ve katılan ...’ın davalarının reddine, davacı Hazine'nin davasının kabulüne, davalı ... Müdürlüğüne yönelik davanın husumet nedeniyle reddine, dava konusu taşınmazın davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın davacı Hazine’nin tutunduğu 04.06.1958 tarih ve 96 sayılı toprak tevzi tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, verilen hüküm dosya içeriği ile uyumlu olmadığı gibi mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma da karar vermeye yeterli bulunmamaktadır.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 46/1. maddesi hükmünce koşullarının varlığı halinde bu nitelikteki taşınmazın zilyedi adına tespit ve tescil edileceği belirtilmiştir. Dava konusu 178 ada 22 parsel sayılı taşınmazın davacı Hazine’nin tutunduğu 04.06.1958 tarih ve 96 sayılı toprak tevzi tapu kaydı ve haritası kapsamında kaldığı ancak, davacı ... miras bırakanı ... oğlu, ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 46/1. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Buna karşın miras bırakan ... oğlu, ...’ın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise dava konusu taşınmazın kime düştüğü, davacı ...’ın babası Kaplan Kartal’a düşmüş ise Kaplan Kartal tarafından davacı ...’a bağışlanıp bağışlanmadığı yönünde yöntemine uygun şekilde araştırma ve soruşturma yapılmamıştır. Kural olarak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra, terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir.
O halde, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, öncelikle miras bırakan ... oğlu, ...’ın terekesine dahil dava dışı başka taşınmaz mallar bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varsa sözü edilen taşınmazların kadastro tespit tutanakları ve dayanakları belgeler, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde, taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan miras bırakanın ölüm gününden sonra,
mirasçıları arasında az yukarıda açıklanan hukuksal olgulara göre yöntemine uygun bir paylaşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise dava konusu taşınmazın hangi mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği, davacı ...’ın babası Kaplan Kartal’a düşmüş ise Kaplan Kartal tarafından davacı ...’a bağışlanıp bağışlanmadığı yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, diğer mirasçı ya da mirasçıların, miras payına karşılık kendilerine terekeden ne verildiği duraksamasız belirlenmeli, bu konularda da yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı,
keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, mirasçılar arasında aynı nitelikte Kadastro Mahkemesinde görülmekte olan dava ya da davalar varsa, HUMK’nun 45 ve yeni 6100 sayılı HMK’nun 166. maddeleri hükümleri uyarınca dava dosyalarının birleştirileceği düşünülmeli, sonuçlanan ve kesin hükme bağlanan davalar varsa, kesinleşen hükümler de gözönüne alınmalı, özellikle sözü edilen taşınmaz ya da taşınmazların tespit tutanakları içeriğinde,
paylaşma olgusuna yer verilip verilmediği yönü üzerinde durulmalı, uyuşmazlığın niteliğine göre deliller değerlendirilirken paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz, ya da ekonomik yönden aynı parasal değerde menkul mal isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığı,
gözönünde tutulmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, paylaşma ve bağışlama olgularına dayanan tarafın bunu ispatla mükellef olduğu hususu dikkate alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/5681, K. 2012/4740, 18 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama