KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/6198 E., 2012/4336 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2012
Karar Metni
623 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ...Ş. ile davalı ... İnşaat ve Nakliyat San. Tic. Ltd. Şti. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, haksız eylem nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davalı ... yönünden davanın idari nitelikte olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, davalı ... İnşaat ve Tic. San. Ltd. Şirketi yönünden tazminat isteminin kabulü ile tazminatın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Kararı davacı ve davalılardan ... İnş. ve Tic. San. Ltd. Şirketi temyiz etmiştir.
1-Davacının faize yönelik temyizi yönünden;
Taraflar tacir olup davacı uğradığı zararın avans faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
3095 sayılı Yasa'nın 2/3. maddesi uyarınca gerçek vaya tüzel kişi tacirler arasında haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda istek halinde T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizine hükmedilmesi zorunludur.
Mahkemenin anılan yönü gözetmeden avans faizi yerine yasal faize hükmetmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
2-Davacı ve davalı ... İnş. ve Nak. San. Tic. Ltd. Şirketinin davalı ... Başkanlığına yönelik temyizine gelince;
Davacı, zarara neden olan işin sahibi olarak davalı ... Başkanlığını dava etmiştir.
Hiç kuşku yoktur ki, kamu hizmeti vermekle yükümlü olan davalı ..., bu hizmeti doğrudan kendisi yerine getirmiş ve bir idari kararın plan ve projesine uygun biçimde uygulanmasından bir zarar doğmuş olsaydı üçüncü kişiler bu zarar nedeniyle açacakları davada hizmet kusuruna dayanacaklarından, bu dava tam yargı davası, bunun çözüm mercii de idari yargı olacaktır.
Somut olayda ise davalı ... hasara neden olan çevre düzenleme işini bizzat plan-projeye uygun biçimde yerine getirmemiş, aksine özel hukuk ilişkisine girerek davalı şirketle yapılan eser sözleşmesine dayalı olarak bu şirket eliyle yaptırmıştır. Bu eser sözleşmesinde işe ilişkin talimatların iş verenin görevlendireceği kişi tarafından verileceği, buna yüklenicinin (ve taşeronun) uyacağı kararlaştırılmıştır.
Hal böyle olunca; eldeki dava, davalı ... Başkanlığının hizmet kusuruna değil, adam çalıştıran sıfatıyla gözetimi altında ve talimatına uyarak çalışan yüklenici ile taşeronun eylem ve işlemlerinden 818 sayılı Borçlar Kunununun 55. maddesi uyarınca sorumlu olduğu iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin bulunmakla açık biçimde adli yargının görev alanında kalmaktadır.
Mahkemenin bu yönü gözetmeden davalı ... hakkındaki davanın esasını incelemek yerine görev yönünden reddine karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı şirketin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararının haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı işçilerine ve araç sürücülerine ödediği ücretler ile araç yakıt giderleri genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamakta. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez.
Somut olaya gelince; dosya içeriğinden istenilen bedelin bir bölümünün davacının kendi çalıştırdığı işçilere ve vasıta gideri olarak belirlenen giderler olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bilgisine başvurulan bilirkişi raporunda yukarıda açıklanan hukuksal olgular gözardı edilerek, zarar kalemleri sıralanırken genel idare giderlerine yer verilerek hesaplamaya dahil edilmiş, mahkemece de benimsenen bu rapor doğrultusunda karar verilmiştir.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup çalıştırma veya harcama yapma söz konusu ise bunların kanıtlanması için davacı tarafın delilleri sorulup saptanmalı, bu konudaki gösterilecek deliller toplanmalı, özel olarak işçi tutup çalıştırıldığının ve harcama yapıldığının kanıtlanması halinde gerekirse bu yönden de zararın hesaplanması için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmalı, davacı tarafın isteyebileceği gerçek zarar miktarı duraksamasız belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm verilmelidir.
Mahkemece, böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/6198, K. 2012/4336, 7 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama