KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/643 E., 2011/6301 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2011
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 124 ada 48 parsel sayılı 2.092,76 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davacı ...’in zilyet ve tasarrufunda bulunduğu, ancak zilyetliğinin 20 yıla ulaşmadığı gerekçesiyle tarla niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., ...
Köyü sınırları içerisinde bulunan dava konusu taşınmazın köylerinin yaylası olduğunu öne sürerek, davacı ... ise miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Yargılama sırasında davacı ... davasından feragat etmiştir. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı ...
Kişiliğinin davasının kabulüne, davacı ...’in davasının ise reddine, dava konusu taşınmazın yaylak niteliği ile sınırlandırılmasına, özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 124 ada 48 parsel sayılı taşınmazın kamu malı niteliğinde yaylak olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Kural olarak bu tür taşınmazlar süresi ne olursa olsun zilyetlikle kazanılamayacağı gibi taşınmaz üzerinde muhtesat bulunduğu takdirde, bu muhtesat da tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilemez. 442 Sayılı Köy Kanununun 8. maddesi hükmüne göre bu yerler Devlet malı gibi korunacağından davacı ... Kişiliğinin Kaymakamlıktan izin almadıkça davadan feragat yetkisi de bulunmamaktadır.
Mahkemece bu feragata değer verilmeyerek, işin esasına girilip, davanın sonuçlandırılmasında bir isabetsizlik yoktur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/643, K. 2011/6301, 24 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama