KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/6465 E., 2012/4817 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2012
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 148 ada 41 parsel sayılı 7284,82 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına, 193 ada 10 parsel sayılı 16989,74 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... kızı ... adına, aynı ada 12 parsel sayılı 1977,81 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına ve aynı ada 13 parsel sayılı 1900,73 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise davalı ... adına miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiştir.
Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve mahkeme hükmüne dayanarak dava konusu taşınmazların muris ... mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmıştır. ... davacı ile aynı nedene dayanarak davaya katılmıştır.
Mahkemece usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların payları oranında miras bırakan ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve arkadaşları tarafından esasa ve yargılama giderlerine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu 193 ada 10 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili temyiz itirazlarına ilişkin olarak;
Davacı taraf kesin hükme dayanmıştır. Mahkemece dava konusu taşınmazın kesin hükmün kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur. Dava konusu taşınmazın davacı tarafın dayandığı 18.10.2001 gününde kesinleşen Gülnar Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.05.1997 tarih 1991/112-187 E.K. Sayılı kesin hükmün kapsamında kaldığı mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Kural olarak kesin hüküm kamu düzenine ilişkin, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekli olumsuz dava koşullarındandır. Öte yandan aynı taşınmaz ya da taşınmazlarla ilgili olarak kesin hükmün varlığı halinde sonraki günlü uyuşmazlıkların önceki günlü kesin hükme göre çözümlenmesi zorunludur. Gerçekten bu hukuksal olgu sağlıklı sonuca varmanın temel koşullarındandır.
Mahkemece bu hukuksal olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından 193 ada 10 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 2,75 TL davalılar ... ve arkadaşlarından alınmasına,
2- Dava konusu 148 ada 41, 193 ada 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dava konusu taşınmazların davacı tarafın dayandığı 18.10.2001 gününde kesinleşen Gülnar Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.05.1997 tarih 1991/112-187 E.K. Sayılı kesin hükmün kapsamında kaldığı mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Kural olarak kesin hüküm kamu düzenine ilişkin, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekli olumsuz dava koşullarındandır. Öte yandan aynı taşınmaz yada taşınmazlarla ilgili olarak kesin hükmün varlığı halinde sonraki günlü uyuşmazlıkların önceki günlü kesin hükme göre çözümlenmesi zorunludur. Bu nedenler ve kararda gösterilen gerekçelere göre davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Ne var ki, dava ve temyize konu 148 ada 41 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 160 adet kiraz ağacı, 193 ada 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde ise muhtesat niteliğindeki evlerin bulunduğu keşifte dinlenilen ve dosyaya raporunu ibraz eden ziraat bilirkişisinin raporundan anlaşılmaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/6465, K. 2012/4817, 20 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama