KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/653 E., 2012/1581 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2012
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve ... ile davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 115 ada 16 parsel sayılı 467960,20 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliği ile davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ... tapu ve vergi kayıtlarına, miras yolu ile gelen hakka dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, 115 ara 16 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 20.11.2009 havale tarihli rapor ve haritada (C) ve (B) harfleri ile gösterilen 4500 m2 ve 19400 m2 yüzölçümündeki bölümlerin veraset ilamına atıf yapılmak suretiyle ... ... mirasçıları adına tapuya tesciline, kalan bölümlerin tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Taşınmazın kadastro tespitinin 26.07.1972 tarihinden sonra yapıldığı ve ... ... mirasçıları olan davacılar ve paydaşları adına belgesiz zilyetlikten tespit edilen taşınmazların miktarı dikkate alındığında davacıların sair temyiz itirazları yerinde olmadığı gibi, taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümünün 1937 tarih ve 206 sayılı, (C)harfi ile gösterilen bölümünün de 1937 tarih ve 205 sayılı davacıların tutundukları miktarı ile geçerli vergi kayıtlarının kapsamında kaldığı, zilyet davacılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiği anlaşılmakla davalı ...'nin sair temyiz itirazları da yerinde değildir.
Ne var ki, dava ve temyiz konusu taşınmazın uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 20.11.2009 havale tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 4595 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı tarafın dayandığı miktarı ile geçerli Haziran 1958 tarih ve 66-67 sayılı tapu kaydının kapsamında kaldığı anlaşıldığından davacıların bu bölüme yönelik davasının da kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi dava ve temyiz konusu taşınmaz bölümlerinin 1. Derece Kara Askeri Yasak Bölge kapsamında kaldığı,
2568 sayılı Güvenlik Bölgeleri Hakkındaki Kanun’un 7. maddesi hükmüne göre bu nitelikteki yerlerin iktisabının mümkün olmadığı, koşulları oluştuğu taktirde ancak mülkiyetinin kime ait olduğunun tespitine karar verilebileceği gözetilerek mahkemece sadece zilyetliğin tespitine karar verilmesi gerekirken davacılar adına tesciline karar verilmesi dahi isabetsiz, davacılar ve davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden 1 ve 2. bentlerin hüküm yerinden tamamen çıkartılmasına,
yerlerine 1. bent olarak “ Davanın kısmen kabulü ile dava konusu 115 ada 16 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına tapuya tesciline, uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 20.11.2009 havale tarihli rapor ve haritada (A), (C) ve (B) harfleri ile gösterilen 4595 m2, 4500 m2 ve 19400 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin 2010/328-263 E.K. sayılı veraset ilamındaki payları oranında ... ... mirasçılarına ait olduğunun tespitine, davacıların fazla istemlerinin reddine,“ sözlerinin yazılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/653, K. 2012/1581, 8 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama