KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/66 E., 2011/532 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2011
Karar Metni
244 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosyada toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağı açıklanmıştır. Bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu ve taraflarca öne sürülmese bile mahkemece kendiliğinden değerlendirileceği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince; dava konusu muhdesatın 1973 yılında kadastro tespitinden önce meydana getirildiği ve muhdesatın üzerinde bulunduğu 820 parsel sayılı taşınmazın tespitinin kesinleşmesi üzerine 06.11.1995 tarihinde tescil edildiği, tespitteki muhdesatla dava konusu muhdesatın aynı olduğu, tespitin kesinleştiği tarih ile davanın açıldığı gün arasında, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde sözü edilen kamu düzenine ilişkin 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmaktadır. Hak düşürücü süreden sonra davanın açıldığının belirlenmesi halinde salt bu nedenle red kararı verilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Hak düşürücü süre geçtikten sonra, davalı tarafın, davayı kabul beyanı dahi hukuki sonuç doğurmaz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/66, K. 2011/532, 1 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama