KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/6796 E., 2012/1274 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2012
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ...Ş. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu.
Dava haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere, dosyada mevcut ve kusur yönünden birbirlerini doğrulayan tespit bilirkişisi raporu, hazırlık soruşturmasında alınan bilirkişi raporu ve yargılama sırasında mahkemece görüşüne başvurulan uzman ek bilirkişi raporları kapsamına göre davalı tarafın kusura yönelik sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı tarafın hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece benimsenen delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporları doğrultusunda açılan davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
1086 sayılı HUMK'nun 275. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nun 266. maddesi hükümlerine göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi incelemesi yaptırılması, taraflarca öne sürülen itirazların da yine bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerekir. Davalı tarafça açıkça veya örtülü olarak kabul edilmiş olmadıkça, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda davacı tarafça karşı tarafa tebligat yaptırılmaksızın tek taraflı olarak yaptırılan delil tespiti sonucu düzenlenen tespit bilirkişi raporu benimsenerek hüküm verilemez. Bu gibi hallerde mahkemece ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılması zorunludur.
Somut olayda mahkemece zarar miktarının belirlenmesi için ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, davacı tarafça Kozan Asliye 2.Hukuk Mahkemesinin 2007/13 D. iş sayılı dosyası üzerinden yapılan tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporları benimsenerek hüküm verilmiştir. Ne var ki, dosyanın incelemesinde davacı tarafın tespit yaptırmadan önce davalı tarafa tebligat yaptırmadığı, bilirkişi raporunun tebliğ edilmesi üzerine davalı tarafın 08.03.2007 havale tarihli dilekçesi ile tespit raporunu kabul etmediklerini açıkladığı, 27.07.2007 havale tarihli davaya cevap dilekçesinde de davacı tarafın yaptırdığı tespiti kabul etmediklerini açıklayarak tespit raporuna açıkça itiraz ettiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, davacı tarafça tek taraflı olarak yaptırılan delil tespiti sonucu düzenlenen raporlara hasar miktarı yönünden itiraz edilmediğinden söz edilemeyeceğinden zarar miktarının belirlenmesi için ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmadan itiraz edilen tespit bilirkişi raporu benimsenerek hüküm verilemez.
O halde mahkemece gerçek zarar miktarının belirlenmesi için ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, bilirkişi raporuna itiraz edilmesi halinde ek rapor alınarak yöneltilen itirazlar karşılanmalı, raporlar arasında çelişki meydana gelmesi halinde çelişkinin giderilmesi için gerekirse üçüncü kez bilirkişi incelemesi yaptırılarak çelişki giderilmeli, bu yolla davacı tarafın meydana gelen olay nedeniyle davalı taraftan istemekte haklı olduğu gerçek zarar miktarı duraksamasız belirlenmeli, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/6796, K. 2012/1274, 28 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama