KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/6861 E., 2012/4413 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2012
Karar Metni
550 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 101 ada 187 ve 188 parsel sayılı sırasıyla 12447998,90 m2 ve 1953668,73 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacı ... satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava ve temyiz konusu 187 parsel sayılı taşınmazın bir bölümüne yönelik, davacı ... ve arkadaşları miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava ve temyiz konusu 101 ada 187 ve 188 parsel sayılı taşınmazların bir bölümüne yönelik ayrı ayrı dava açmışlardır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı ...'nın davasının kısmen kabulüne, dava ve temyiz konusu 101 ada 187 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 10.02.2010 tarihli rapor ve eki haritada (K) harfi ile işaretli 25552,92 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı adına tapuya tesciline, davacı ... ve arkadaşlarının davasının kısmen kabulüne, dava ve temyiz konusu 101 ada 187 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 24.09.2009 tarihli rapor ve eki haritada (D) harfi ile işaretli 5037,405 m2 yüzölçümündeki bölümün, (F) harfi ile işaretli 4098,492 m2 yüzölçümündeki bölümün,
dava ve temyiz konusu 101 ada 188 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından hazırlanan aynı rapor ve eki haritada (B) harfi ile işaretli 120791,539 m2 yüzölçümündeki bölümün eşit paylarla davacı ... ve arkadaşları adına payları oranında tapuya tesciline, dava ve temyiz konusu taşınmazların geriye kalan bölümlerinin dava dışı olduğundan olağan usullerle kesinleştirilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyiz konusu 101 ada 187 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 10.02.2010 tarihli rapor ve eki haritada (K) harfi ile işaretli, 101 ada 187 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 24.09.2009 tarihli rapor ve eki haritada (D) ve (F) harfi ile işaretli bölümü ile dava ve temyiz konusu 101 ada 188 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından hazırlanan aynı rapor ve eki haritada (B) harfi ile işaretli bölümleri üzerinde tespit gününde adına tescile karar verilen zilyet davacılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı
zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Dava konusu 101 ada 187 ve 188 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılama sırasında taraflar bir kayıt ve belgeye de dayanmamışlardır. Dava konusu taşınmazın davacılar adına tescile karar verilen bölümleri ile çevresini oluşturan mera arasında ayırıcı unsur olarak doğal ya da yapay bir sınır yeri bulunmamaktadır. Hal böyle olunca dava ve temyiz konusu bölümlerin sınırındaki meradan kazanıldığının kabulü zorunludur.
Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Öte yandan kural olarak objektif nitelikteki eylemli duruma aykırı düşen subjektif nitelikteki yerel bilirkişi ve tanık sözlerine de değer verilmesi olanaksızdır. Bu verilere göre hükme dayanak yapılan yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile uzman ziraatçi bilirkişinin dava konusu taşınmazın mera olmadığı yolundaki raporunun yasal bir dayanağı bulunmamaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/6861, K. 2012/4413, 11 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama