KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/6875 E., 2012/4552 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2012
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 191 ada 88 parsel sayılı 19.858.65 m² yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 191 ada 88 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 26.07.2011 havale tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 17.171.48 m² yüzölçümündeki bölümünün davacı adına, geriye kalan bölümünün tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu 191 ada 88 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 26.07.2011 havale tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 17.171.48 m² yüzölçümündeki bölümü üzerinde tespit gününde davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Tespitte saptanan hukuksal olgular dikkate alındığında, hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişilerin sözlerinin tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile çeliştiği tartışmasızdır. Ne var ki, tespit tutanağı bilirkişileri taşınmaz başında dinlenerek keşifte dinlenen yerel bilirkişi beyanları arasındaki aykırılık giderilmemiş, keşifte bir tek yerel bilirkişiler dinlenmiş, taraflara tanıklarını bildirmeleri için usulüne uygun süre verilmemiş, tanık dinlenmemiş olmasının varsa yasal nedenleri hüküm yerinde gerekçeleri ile gösterilmemiştir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle tarafların dinletmek istedikleri tanıkları varsa kimliklerini ve tebliğe elverişli adreslerini gösterecek biçimde taraflara delil listesi ibraz ettirilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız yerel bilirkişiler ile uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar, önceki günlü yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ve tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişiler ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı,
taşınmazda sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında olaylara dayalı bilgi alınmalı, tespit tutanağı bilirkişileri de taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek tutanak bilirkişileri beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında varsa çelişki giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek biçimde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/6875, K. 2012/4552, 13 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama