KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/6903 E., 2012/6605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2012
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller karar vermeye yeterli değildir.
Alacak davalarında davalı olma sıfatı, alacağın borçlusuna, haksız fiillerde zarar sorumlularına, itirazın iptali davalarında ise hakkında takip yapılan ve itiraz etmesi nedeniyle hakkındaki takip kısmen ya da tamamen duran borçluya aittir. Borçlu veya zarar sorumluları dışında üçüncü bir kişiye karşı dava açılması durumunda davanın sıfat yokluğu, bir başka deyişle husumet yönünden reddine karar verilmesi zorunludur. Husumet defi olmayıp bir itirazdır. Bu niteliği dikkate alındığında yargılamanın her aşamasında öne sürülebileceği gibi, taraflarca öne sürülmese dahi mahkemelerce kendiliğinden dikkate alınması ve husumet sorunu çözümlendikten sonra işin esasına girilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince; davacı, davalının işyerinde abone olmaksızın kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini öne sürmüştür. Yargılama sırasında dava konusu tutanağın düzenlendiği yerde kimin ve hangi tarihten itibaren faaliyette bulunduğu ilgili tüm kurumlardan araştırılmamıştır.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, mahkemece tutanak düzenlenen adreste davalının faaliyette bulunup bulunmadığı, faaliyette bulunuyor ise faaliyetin hangi tarihten itibaren başladığı ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü, Vergi Dairesi Müdürlüğü ve diğer kurumlardan sorularak saptanması, kaçak elektrik kullanma fiilinin kim tarafından işlendiğinin duraksamasız belirlenmesi, öncelikle husumet sorunu bu şekilde çözümlendikten sonra davanın esasına yönelik karar oluşturulması,
kaçak elektrik kullanma fiilinin davalı tarafından işlendiğinin tespiti halinde ise, dosya kaçak konusunda uzman olan mühendis bir bilirkişiye verilerek, bilirkişiden davacının davalıdan isteyebileceği kaçak elektrik bedelinin hesaplanması için rapor alınması, davalı tarafın sorumlu tutulabileceği kaçak elektrik bedeli ile takip tarihi itibarıyla istenebilecek işlemiş faiz miktarının duraksamasız belirlenmesi, daha sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/6903, K. 2012/6605, 2 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama