KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/722 E., 2011/8253 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2011
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi dahili davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 219 ada 12 parsel sayılı 2831,63 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın, tespit harici bırakılan bir kısım yerin parsele ilavesi ile adına tescilini öne sürerek dava açmış, yargılama sırasında Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek davaya katılmıştır.
Mahkemece kabul nedeniyle davanın kısmen kabulüne, 219 ada 12 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline, uzman fen bilirkişisinin 04.11.2009 tarihli rapor ve eki krokisinde (A) harfi ile işaretlediği 3200 m2 yüzölçümündeki kadastro çalışmalarında tespit harici bırakılan taşınmaz bölümünün tespit dışı bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, katılan davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Katılan davacı Hazine'nin temyizi 219 ada 12 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte uzman fen bilirkişisinin 04.11.2009 tarihli rapor ve eki krokisinde (A) harfi ile işaretlediği 3200 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümüne ilişkindir. 219 ada 12 parsel sayılı taşınmaza ilişkin ziraatçi bilirkişi tarafından sunulan 09.11.2009 havale tarihli raporda taşınmazın tamamen çakıl ve kumdan oluştuğu, nehir yatağı olduğu ve üzerinde tarımsal faaliyette bulunulmadığı, jeolog bilirkişisinin 24.11.2009 havale tarihli raporunda taşınmazın nehir yatağında olup taşkına maruz kaldığı bildirildiği halde yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
O halde sağlıklı sonuca varılabilmesi için yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişiler, fen, ziraat, üçlü jeolog bilirkişi heyeti ile tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar, tespit bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, özellikle taşınmazın dere yatağı veya etkisi altında olup olmadığı üzerinde durulmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı,
dıştan komşu taşınmazların dayanağı kayıtlar getirtilerek sözü edilen kayıt ve belgelerde nizalı parsel yönünün ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterildiği üzerinde durulmalı, 219 ada 12 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durulmalı, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınmalı, zilyetlik koşullarının oluşmaması halinde taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/722, K. 2011/8253, 20 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama