KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/7389 E., 2011/8032 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2011
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin kanuni süresinde olduğu anlaşılmış ise de hüküm tarihinde taşınmazın değeri kanunda mürafaa için öngörülen 14.510 TL'yi geçmediği anlaşıldığından duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü;
Kadastro sırasında dava konusu 148 ada 6 parsel sayılı 693,86 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, davacı ...Ş. ise tapu kaydına dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda davacıların davasının reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan 1 adet 10 yaşında badem ve 1 adet 6 yaşında nar ağacının davacı ...'e ait olduğunun tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece muhtesatlar hakkında oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı Hazine'nin muhdesata yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacılar ... ve Gayrimenkul Değerler A.Ş.'nin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece dava ve temyize konu 148 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde davacı ... .
... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği, davacı ...Ş.'nin davası yönünden de 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesi hükmü gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemektedir.
Mahkemece iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden taşınmaz başında keşif yapılmış, bir yerel bilirkişi dinlenilmiş tespit tutanağı bilirkişileri tespitte saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düştüğü halde taşınmaz başında tutanak bilirkişileri dinlenilmemiş, varsa nedenleri hüküm yerinde gerekçeleriyle açıkça gösterilmemiştir. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle taraflardan tanıklarını liste halinde dava dosyasına ibraz etmeleri istenilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen el verdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi tarafların aynı yöntemle gösterdikleri tanıklar ve tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı,
zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, tutanak bilirkişileri de ayrı ayrı taşınmaz başında dinlenerek hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi sözleri ile tutanak bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/7389, K. 2011/8032, 14 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama