KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/7688 E., 2012/1472 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2012
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, davalı BUSKİ’nin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı BUSKİ’nin hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
HUMK'un 275. maddesi hükmüne göre, genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken konularla hâkimlik mesleğinin gereği olarak hâkimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Kural olarak bilirkişi raporu hâkimi bağlamaz. Hâkim raporu serbestçe takdir eder. HUMK'un 284. maddesi hükmüne göre de hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
Somut olaya gelince; davacı, davalılar tarafından yapılan çalışma nedeniyle işletmesini su bastığını öne sürmüştür. Mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda, hasar bedelinin 6.142,32 TL olduğu belirtilmiş, bu rapora davalının itirazı üzerine mahkemece mali müşavir bilirkişiden alınan ikinci raporda ise, hasar bedelinin 13.065,49 TL olduğu açıklanmış, mahkemece yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın ikinci rapor benimsenerek karar verilmiştir.
İlk bilirkişinin düzenlediği rapor ile hükme dayanak yapılan ikinci bilirkişi raporu arasında, işletmede oluşan hasar bedeli yönünden çelişki bulunmaktadır. Çelişkili raporlara dayanılarak karar verilemez. Öte yandan, ikinci raporu düzenleyen bilirkişinin davanın konusunu oluşturan işletmede oluşan hasar hesabı konusunda uzman olmadığı bu nedenle bilirkişi olarak dinlenemeyeceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, dava dosyasının dava konusu hasar hesabı konusunda uzman olan bilirkişilere verilerek işletmede oluşan hasar bedeli yönünden ilk bilirkişinin düzenlediği rapor ile ikinci bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin üçüncü kez bilirkişi incelemesi yaptırılarak giderilmesi, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir şekilde karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve soruşturma ile konusunda uzman olmayan bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalı BUSKİ’nin temyiz itirazlarının bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/7688, K. 2012/1472, 6 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama