KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/7978 E., 2012/6099 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2012
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava kaçak elektrik kullanımı nedeniyle ödenmesi istenen fatura bedelleri miktarınca borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK 275. maddesi hükmüne göre, ancak çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınmasına karar verilebilir. Aynı Yasa’nın 284. maddesi hükmüne göre de hakim, bilirkişi raporunu yeterli görmezse bilirkişiden ek rapor alabileceği gibi, gerçeğin ortaya çıkması için yeni bir bilirkişi incelemesi de yaptırabilir. Bilirkişi raporuna itiraz edilmesi halinde, itirazların yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi de özel ve teknik bir bilgiyi gerektireceğinden hakim itirazı kendisi değerlendiremez ve ek rapor almadan veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmadan hüküm veremez.
Somut olaya gelince; yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna karşı davalı tarafın itiraz ettiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafın abone olmaksızın kayıtsız ve mühürsüz sayaçtan elektrik kullandığı gözetildiğinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda “davacı tarafa ait sayaç endeksinin kaydettiği değerlerin ‘doğru kaydedilmiş tüketim’ olarak kabul edilmesi” yönündeki görüşün, 622 sayılı EPDK Kurul Kararında Tüketim Miktarı Hesaplama başlıklı C maddesinde öngörülen düzenlemelerle çeliştiği görülmektedir.
Nitekim anılan kararın ilgili maddesinde öncelikle ihtilafsız dönemlerdeki tüketim değerini doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerlerinin “müşteriler” için uygulanacağı belirtilmiş bulunmaktadır. Davacı tarafın abone olmadığı dikkate alındığında müşteri olarak da kabul edilemeyeceği kuşkusuzdur. Gerçekten aynı kurul kararında müşteri olmayanlar için çalışma saatlerinin artırımlı olarak uygulanacağı belirtilmiştir.
Bu olgu da müşteri olmanın taraflar arasındaki abonelik sözleşmesine bağlı olduğunu göstermektedir. Kaldı ki, tüketimi kaydeden sayacın kayıtsız ve mühürsüz olduğu bilirkişinin de kabulündedir. Şu halde mühürsüz sayacın kaydettiği değerlerin kabul edilemeyeceği yönündeki davalı tarafça bilirkişi raporuna yapılan itirazın haklı ve yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki, mahkemece davalı tarafın bu itirazı karşılanmadan, açık bir anlatımla aynı bilirkişiden ek ya da farklı bir bilirkişiden yeni bir rapor alınmadan karar verilmiştir. Deliller tümüyle toplanmadan eksik inceleme ve soruşturmayla hüküm verilemez.
Hal böyle olunca mahkemece az yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak dosya konusunda uzman yeni bir bilirkişi ya da bilirkişi kuruluna verilerek davalı tarafın itirazlarını da karşılar şekilde bilirkişiden yeterli ve denetime açık rapor alınmalı, raporlar arasında çelişki meydana gelmesi halinde çelişkinin giderilmesi için gerekirse üçüncü kez bilirkişi incelemesi yaptırılarak çelişki giderilmeli, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/7978, K. 2012/6099, 18 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama