KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/820 E., 2011/3446 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2011
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, ve 04.08.2008 tarihli tavzih kararının Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın aidiyetinin ve taşınmaza kattığı değerin tespitine ilişkindir.
1-Tapuda kayıtlı ve taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasına konu olduğu belirlenen 538 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın (tek katlı betonarme evin) davacı tarafından meydana getirildiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı tarafın buna ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Davalı tarafın oluşturulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; davanın taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin ve taşınmaza kattığı değerin tespitine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki görülmekte olan davanın açılmasına esas olan ortaklığın giderilmesi davası sırasında, taşınmazın satış bedelinin taşınmaz paydaşlarına dağıtılmasına esas dağıtım cetvelinin düzenlenebilmesi için taşınmaz ve üzerindeki muhdesatların değerinin tespit edileceği, bu değerlendirmeye göre oranlama yapılıp satış bedelinin paylaştırılmasına karar verileceği kuşkusuzdur. Şu halde davacı tarafın ortaklığın giderilmesi davasına bakan mahkemenin görevine giren bir konuda ayrıca tespit istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Duraksamadan belirtmek gerekir ki hukuki yarar dava koşuludur.
Hal böyle olunca;bu istem yönünden davacı tarafın tespit istemekte hukuki yararının bulunmadığı gözetildiğinde, davanın kısmen kabulü sonucunu doğuracak biçimde sadece muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmekle yetinilmesi,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/820, K. 2011/3446, 24 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama