KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/1233 E., 2012/5562 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Eylül 2012
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 1, 115 ada 1 ve 119 ada 1 parsel sayılı sırasıyla 2637,60 m2, 3658,10 m2 ve 1719,33 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşamı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine davalı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu 102 ada 1, 115 ada 1 ve 119 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde tespit gününde davalı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
Dava ve temyize konu taşınmazların tespit tutanağı içeriği incelendiğinde taşınmazların öncesinde ... oğlu ... ...'a ait iken 1998 yılında bağışlama yoluyla davalıya devredildiğinden bahsedilmiş, yerel bilirkişi ve tespit bilirkişisi olan tanıkta bu hususu doğrulamıştır.
Hal böyle olunca davalının müstakil olarak kazanmayı sağlayan zilyetliğinin bulunmadığı açık olmasına rağmen davanın dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca davalı tarafın "bayii" ... ... yönünden yöntemine uygun olarak aynı çalışma alanı içinde kazandığı belgesiz taşınmaz miktarları itibari ile yeterli bir araştırma ve soruşturma yapılmamış, davacının aynı dava dilekçesi ile davalıyı hasım göstererek açtığı bir kısım taşınmazlar dosyadan tefrik edilerek fiilen denetleme imkanı da ortadan kaldırılmıştır.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için taşınmazları davalıya bağışlayan ... ... adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit yada tescil edilip edilmediği Tapu Sicil, Kadastro ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı,
ayrıca mahkemenin 08.06.2011 tarihli celsede tefrik ettiği bu taşınmazlar ile başlangıçta davacının aynı davalıyı hasım göstererek açtığı diğer taşınmazlara yönelik davaların etkili bir denetim için birleştirilmesi gerektiği gibi bununla birlikte davalının bayii ... oğlu ... ...'ın bu dosyada dava dışı olan diğer mirasçılarına karşı açılan aynı nitelikteki başkaca davaların olup olmadığı araştırılmalı, bayii ... oğlu ... ...'ın diğer mirasçılarına karşı açılmış aynı nitelikte davaların bulunması halinde etkili bir denetim için ilk esaslı dava dosyasında birleştirilmesi gerektiği düşünülmeli,
yine gerek davalı gerekse onun bayii ... ... ve de dava dışı diğer mirasçılar adına belgesizden tespit edilen taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri ile varsa dayanak kayıtları Tapu Sicil Müdürlüğü'nden getirtilerek yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/1233, K. 2012/5562, 6 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama