KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/1800 E., 2013/1529 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2013
Karar Metni
744 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... Mirasçısı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 556 ve 558 parsel sayılı sırasıyla 17600 m2 ve 17000 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunca reddedilen davacı ... ve ... tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine, dava ve temyiz konusu 556 ve 558 parsel sayılı taşınmazların mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçısı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyiz konusu 556 ve 558 parsel sayılı taşınmazların davacı tarafın dayandığı Nisan 1313 tarih ve 1 sayılı tapu kaydı kapsamında kalmadığı, kamu malı niteliğinde kadim mera olduğu, davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
Mahkeme hükmüne dayanak yapılan Nisan 1313 tarih ve 1 sayılı tapu kaydı yöntemine uygun şekilde yerine uygulanmadığı gibi usulüne uygun mera araştırması da yapılmamıştır.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın dayandığı Şevval 281 tarih ve 121 sayılı sicilden gelen Nisan 313 tarih ve 1 sayılı tapu kaydının dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz .../..
2012/1800-2013/1529 S.2
ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları ve bunlara komşu diğer taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazlara ait onaylı tespit tutanak örnekleri varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden, dava ve temyiz konusu taşınmazların bulunduğu bölgeye ait memleket ve askeri haritalar ilgili merciinden getirtilmeli, ayrıca taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Özel İdare Müdürlüğünden,
4342 sayılı Yasa uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı mülki amirlikten sorulup saptanmalı, yapılmış ise ve bu yönetimsel işlemler kesinleşmiş ise mera tahsis haritası ve eki belgeler yerinden getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen, dava sonucunda yararı olmayan, elverdiğince yaşlı, yansız, taşınmazın bulunduğu köy ya da beldeye komşu köy ya da belde halkından seçilecek yerel ve uzman bilirkişi, tapu fen elemanı, uzman ziraatçi bilirkişi, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile tespit tutanağı bilirkişileri tümü hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı,
dayanılan tapu kaydı ile birlikte yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinmeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, yapılan uygulama eşit ölçekli memleket ve askeri harita üzerinde gösterilmeli, bölgede mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı ve uzman bilirkişi fen memuru eliyle yerine her iki harita çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı,
uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, bu yolla dava konusu taşınmazın öncelikle davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı,
davacı tarafın tapu kaydının kapsamında kalmadığının belirlenmesi halinde, mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmeli, taşınmazların bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından, mera tahsisi yapılmamış ise yerel bilirkişi, tanıklar ve tespit tutanağı bilirkişilerinden dava konusu taşınmazların öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda olaylara dayalı bilgi alınmalı,
yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit tutanağı içeriği çeliştiği takdirde tespit tutanağı bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli, uzman ziraatçi bilirkişi .../...
2012/1800-2013/1529 S.3
aracılığı ile taşınmazın bizzat mahkeme hakimince görülüp gözlenmesi, taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu ve niteliği hususunun da ayrıntılı bir şekilde tutanağa geçirilmesi, fotoğraflarının çektirilmesi, komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazın toprak yapısının mukayese edilmesi, dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olup olmadığının ve meradan açılıp açılmadığının belirlenmesi gerekir.
Mahkemece açıklanan biçimde araştırma yapılmamıştır. O halde yukarıda açıklandığı biçimde araştırma, inceleme yapılmalı, taşınmazın tutunulan tapu kaydı kapsamı dışında kaldığı, mera olduğu sonucuna varıldığı takdirde Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmünce sınırlandırılmasına karar verilmeli, davacının dayandığı tapu kaydı kapsamında dava ve temyiz konusu taşınmazlara komşu 557, 559, 560, 562, 561 ve 563 parsel sayılı taşınmazlara ait davalı bulunan derdest davaların birleştirilmesi düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/1800, K. 2013/1529, 25 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama