KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/1880 E., 2012/8001 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2012
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı.
Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava ve temyize konu 106 ada 13 parsel sayılı 481,10 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ... ve ... adına, 106 ada 15 parsel sayılı 102,55 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına, dava dışı 106 ada 11 parsel sayılı 178,73 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise davacı ... ve dava dışı paydaşları ..., ... ... ve ... ... adlarına verasete iştiraken tespit edilmiştir.
Davacı ... dava konusu 106 ada 13 ve 15 parsel sayılı taşınmazların adlarına tespit edilen 11 parsel sayılı taşınmaza tecavüzlü olarak tespit edildiğini öne sürerek taşınmazların sınırlarının ve yüzölçümlerinin belirlenmesi ve adlarına tescili istemiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 106 ada 13 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 433,73 m2 olarak düzeltilerek ve malikhanesi korunarak tespit gibi, dava konusu 106 ada 15 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 61 m2 olarak düzeltilerek ve malikhanesi korunarak tespit gibi, dava dışı 106 ada 11 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 267,65 m2 olarak düzeltilerek ve malikhanesi korunarak tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 106 ada 13 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 13.09.2010 tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile gösterilen 47,37 m2 yüzölçümündeki bölümü ve 106 ada 15 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 13.09.2010 tarihli rapor ve eki haritada (B) harfi ile gösterilen 41,55 m2 yüzölçümündeki bölümü üzerinde tespit tarihinde davacı ... ve dava dışı paydaşları yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif,
uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı ...'ın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; dava ve temyize konu 106 ada 13 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 13.09.2010 tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile gösterilen 47,37 m2 yüzölçümündeki bölümü ve 106 ada 15 parsel sayılı taşınmazın aynı haritada (B) harfi ile gösterilen 41,55 m2 yüzölçümündeki bölümünün ayrı ayrı,
aynı ada son parsel numarası verilerek davacı ... ve dava dışı paydaşları adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken yanılgı ile 106 ada 13 ve 15 parsel sayılı taşınmazlardan kesilen bölümlerinin davacı adına kayıtlı dava dışı 106 ada 11 parsel sayılı taşınmaza eklenerek taşınmazların yüzölçümlerinin düzeltilmesine karar verilmesi isabetsiz,
olduğu gibi davacılar adına tespit edilen dava dışı 106 ada 11 parsel sayılı taşınmaz hakkında taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde hüküm kurulması dahi isabetsiz olup davalı ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 3, 4 ve 5 nolu bendlerinin hüküm yerinden çıkarılmasına,
3. bend yerine "dava konusu olmayan 106 ada 11 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tespit tutanağı aslının olağan usullerle kesinleştirilmek üzere Kadastro Müdürlüğüne iadesine" 4. bend yerine “106 ada 13 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 13.09.2010 tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile gösterilen 47,37 m2 yüzölçümündeki bölümünün aynı ada son parsel numarası verilerek davacı ... ile dava dışı paydaşları ... ..., ... ... ve ... adlarına, kalan 433,73 m2 yüzölçümündeki bölümünün tespit gibi davalı ... ve ... adına tapuya tesciline”,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/1880, K. 2012/8001, 15 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama