KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/1898 E., 2012/6666 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2012
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar ...oğlu ...ve arkadaşları kayyımı ... Defterdarı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava taşınmazlar üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma ile toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağı açıklanmıştır.
Bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu ve taraflarca öne sürülmese bile mahkemece kendiliğinden değerlendirileceği, öte yandan; bina değerini artıran faydalı ve zorunlu işler nedeniyle yapılan giderlerin de iyileştirme gideri olup, koşullarının varlığı halinde yapılan bu giderlerden kendi payına düşen kısmının taşınmazın diğer paydaşlarından sebepsiz zenginleşme kurallarına ve B.K.
61 ve onu izleyen maddeleri hükmüne göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile istenebileceği tartışmasızdır. Alacak davası açarak, yapılan giderlerden payına düşeni diğer paydaşlardan isteme ... mevcut iken iyileştirme giderlerinin tespitini istemekte hukuki yarar olmadığı da kuşkusuzdur.
Ne var ki, mahkemece bu yönde yapılan araştırma ve soruşturma yetersiz olduğu gibi beyanına başvurulan tanık anlatımları da soyut ve genel ifadelerden ibaret olup az yukarıda açıklanan ve davanın esasını oluşturan olguları açıklığa kavuşturmaya elverişli değildir.
Hal böyle olunca taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak, dava konusu muhdesatların kadastro tespitinden önce mi sonra mı yapıldığı, yıkılıp yeniden mi inşa edildiği yoksa tadilat mı yapıldığı hakkında davacı ve bildirildiği takdirde davalı tanıklarından olaylara dayalı bilgi alınmalı, tapu kaydında gösterilen muhdesatlar ile dava konusu muhdesatların aynı olduklarının belirlenmesi halinde 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü süre gözetilmeli, muhdesatların farklı olduklarının belirlenmesi halinde ise az yukarıda açıklanan hukuki olgular ile taşınmazların mevcut sınırları da gözönünde tutulmak suretiyle toplanan ve toplanacak tüm deliller bir arada değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/1898, K. 2012/6666, 3 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama