KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/2044 E., 2012/8122 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2012
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dava, elektrik aboneliği sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, davacı ve davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Tarafların diğer temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Tutanak tarihinden önce yürürlükte bulunan ve 1.3.2003 tarihinde yürürlükten kalkan Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği’nin 40. maddesi hükmünde teşekkül veya şirketin yazılı izni olmaksızın elektrik şebekesine bağlantı yapmak veya yaptırmak kaçak elektrik kullanma olarak tanımlanmış, 42. madde hükmünde ise, kaçak elektrik kullanma süresinin, abone olmayanlar için ise 90 (doksan) gün kabul edileceği ve hesaplamaların bu süreler üzerinden yapılacağı, kaçak kullanım süresinin hiçbir zaman bu süreleri aşamayacağı, aboneli ve abonesiz kaçak kullanım halinde belirtilen süreler dışında abonenin elektrik kullandığının inandırıcı kanıt ve belgelerle tespit edilmesi halinde en fazla 6 ay geriye dönük normal tüketim işlemi yapılacağı düzenlenmiştir.
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanuna dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 günlü Resmi Gazete’de yayınlanarak 1.3.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13. maddesi hükmünde, gerçek veya tüzel kişiler tarafından, yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden mevzuata aykırı bir şekilde tüketilmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmiş, 15. madde hükmünde de, kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanımına ilişkin tespit, süre, tüketim miktarı hesaplama, tahakkuk, ödeme yöntemleri ile diğer usul ve esasların dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından belirleneceği açıklanmıştır.
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve anılan yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından yayımlanan 21.03.2003 günlü 122 sayılı kararında, bağlantı anlaşmasının ve perakende satış sözleşmesinin birinin veya her ikisinin de imzalanmamış olması halinde kaçak elektrik enerjisi kullanma süresi; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olduğu belirtilmiştir.
Somut olaya gelince, davacı, davalının sayaç ölçü devresi akım trafosunun hatalı bağlantı nedeniyle eksik tüketim kaydettiğini, bu nedenle 109.604,71 TL eksik tüketim bedeli tahakkuk ettirildiğini öne sürmüştür.
Mahkemece bilgisine başvurulan bilirkişi tarafından, eksik elektrik tüketimi hesabının geçici kabulün yapıldığı 04.10.1991 tarihinden tespitin yapıldığı 17.10.2003 tarihi arasındaki zaman dilimi esas alınarak Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’ne göre yapıldığı, mahkemece de benimsenen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Davalının sorumlu tutulabileceği bedelin geçici kabulün yapıldığı 04.10.1991 tarihinden yeni yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihe kadar eski yönetmelik (Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği )hükümlerine göre, bu tarihten sonra ise Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine göre hesaplanması gerekir. Uzman bilirkişi raporu bu yönü ile yönetmeliğe uygun değildir.
Hal böyle olunca, dosyanın yeniden bilirkişiye verilmesi, yukarıda açıklanan olgular dikkate alınarak kaçak elektrik bedelinin hesaplanması, alacak miktarının duraksamasız belirlenmesi, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalının temyiz itirazının bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/2044, K. 2012/8122, 20 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama