KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/2241 E., 2012/8443 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2012
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Borçlar Kanunu'nun 60. maddesi'nde, haksız eylemden ... tazminat davaları, failin ve zararın öğrendiği tarihten itibaren bir ve her halukarda on yıllık zamanaşımı sürelerine tabi tutulmuştur. BK'nun 60/1. maddesine göre gerek maddi gerekse manevi tazminat davaları, zarar gören tarafın zararı ve sorumlu kişiyi öğrendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Haksız ..., aynı zamanda suç teşkil ediyorsa, BK'nun 60/2. maddesine göre eğer ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi tayin etmişse, tazminat davası da bu süreye tabi olur.
Somut olaya gelince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile dava konusu zararın, 06/06/2009 tarihinde gerçekleşen kazı çalışması sırasında oluştuğu hususunda taraflar arasında ihtilaf mevcut değildir. Davacı, 14.09.2009 tarihinde davalı hakkında icra takibi yapmış, 28.09.2009 tarihinde ödeme emrinin davalıya tebliği üzerine davalı borca itiraz etmiş ve eldeki tazminat davasını açmıştır. Mahkemece, davalının eyleminin aynı zamanda T.C.K. anlamında mala zarar verme suçunu oluşturduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı kanaatine varılarak davanın kabülüne, karar verilmiştir.
Davalının eylemi kasten gerçekleştirmediği, mala zarar verme suç unsurlarının mevcut olmaması karşısında ceza zamanaşımı süresinin uygulanması mümkün değildir.
Hal böyle olunca, icra takip tarihi olan 14.09.2009 tarihinde davacının faili ve zararı öğrendiğinin kabulü ve bu tarihten itibaren bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu sabit olmakla davanın zamanaşımından reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2)Bozma nedenine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/2241, K. 2012/8443, 27 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama