KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/2368 E., 2012/6614 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2012
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın bağımsız bölümlerinin aidiyetinin tespitine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosyada toplanan delillere uygun düşmemiştir. Duraksamadan belirtmek gerekir ki, üzerindeki muhdesatlar arzın mukadderatına tabidir.
Somut olaya gelince; toplanan delillerden dava konusu muhdesatın üzerinde bulunduğu 1327 parsel sayılı taşınmazın 2/4 payının davalı ... adına, 1/4 payının davacılardan ..., geriye kalan 1/4 payın ise davacıların miras bırakanı ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı ...’nin taşınmazdaki 1/4 paya muris muvazaası nedeniyle açtığı tapu iptali ve tescili davası sonunda miras payı oranında hükmen sahip olduğu gözetildiğinde, muhdesat üzerindeki hak talebinin de ancak bu payla sınırlı olabileceği kuşkusuzdur.
Gerçekten anılan dava sonucunda muris ...’in muvazaalı işleminin iptal edilerek taşınmazın miras payları oranında tüm mirasçılara intikal ettiği, daha sonra mirasçılardan ... ve ...’nin payının satıldığı, mirasçı ... payının ise ölümüyle diğer mirasçılarla birlikte davacı ...’ye de intikal ettiği dikkate alındığında davacı ...’nin bu paylar dışında muhdesat üzerinde herhangi bir hakkının kalmadığının, dolayısıyla dava açmakta hukuki yararının bulunmadığının kabulü gerekir.
Aynı şekilde ... oğlu ... mirasçıları olan diğer davacıların da ancak miras bırakanın sağlığında öne sürebileceği haklara halef olabilecekleri, adı geçenin miras payını ise davalıya sağlığında devrettiği gözetildiğinde, bu davacıların da taşınmazın üst katının kendi miras bırakanları ... tarafından yapıldığını öne sürerek dava açmalarına hukuki olanak bulunmamaktadır.
Kaldı ki, dinlenen davacı tanık anlatımlarıyla muhdesatın her üç katının kaba inşaatının muris ... tarafından yapıldığı, son üst katının ise bir kısım davacıların miras bırakanı ... ile davalı tarafından birlikte tamamlandığı anlaşılmaktadır. Muhdesatın oturulabilir hale gelmesi için yapılan bu harcamalar ise esasen faydalı masraf niteliğinde olup, ancak koşullarının varlığı halinde sebepsiz zenginleşme davasına konu edilebilir.
Bu nitelikteki giderler için eda nitelikli alacak davası açılması mümkün iken tespit davası açılmasında da hukuki yarar bulunmamaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/2368, K. 2012/6614, 2 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama