KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/292 E., 2012/7100 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2012
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve paydaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 508 ada 5 ve 6 parsel sayılı sırasıyla 3.282,03 m2 ve 1.179,50 m2 yüzölçümündeki taşınmazların davalı olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tespit gününden önce davacı ... tarafından davalı ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan El Atmanın Önlenmesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Mahkemece yargılama esnasında vefat eden tarafların mirasçıları davaya dahil edilerek yapılan yargılama sonunda, davanın reddine, dava konusu 508 ada 5 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki haritada (B) harfi ile işaretli bölümün bu taşınmazdan ifraz edilerek aynı ada son parsel numarası adı altında davalı ölü ... adına, taşınmazın geriye kalan (A) harfi ile işaretli bölümü ile dava konusu 508 ada 6 parsel sayılı taşınmazın ise davacı ölü ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve paydaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafın temyizi dava konusu 508 ada 5 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki haritada (B) harfi ile işaretli 366,46 m2 yüzölçümündeki bölümle ilgili hükme yöneliktir.
Mahkemece davacı tarafın tutunduğu Haziran 1289 Y. tarih ve 1713 sayılı tapu kaydının dava konusu 508 ada 5 parsel sayılı taşınmazın (B) bölümünü kapsamadığı ve bu bölüm üzerinde tespit gününde davalı taraf yararına 3402 Sayılı Kanununun 14. maddesinde öngörülen koşulların oluştuğu gerekçe gösterilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de mahkemece varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; davalı tarafın tutunduğu 21.12.1981 tarih ve 12 sayılı tapu kaydının dava dışı 506 ada 7 ve 10, 508 ada 1, 2, 3 ve 4 parsel sayılı, davacı tarafın tutunduğu Haziran 1289 Y. tarih ve 1713 sayılı tapu kaydının ise dava konusu 508 ada 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlara uyduğu anlaşılmıştır.
Her iki tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının da doğuda ırmak okuduğu, davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının güneyde davacı tapusunu sınır gösterdiği nazara alındığında davalı tapusunun niza konusu taşınmaz bölümünü kapsamadığı, davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı ise hukuki değerini koruyan tapu kaydı olduğuna göre niza konusu taşınmaz bölümünün zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı nazara alındığında davacı tarafın davasının kabulüne,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/292, K. 2012/7100, 16 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama