KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/2968 E., 2013/14182 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2013
Karar Metni
759 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine ile davalı ... ... Yetkin tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü: Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Nitekim Dairemizin önceki günlü bozma ilamında özetle “dava dosyasından önce tefrik edilen ve sonrasında birleştirilmesine karar verilen taşınmazlara ait dava dosyalarının getirtilmesi ve gereği gibi incelenmesi” hususuna değinilmesine rağmen mahkemece hakkında hüküm kurulan ve dosyanın geçirdiği yargılama safahatinde öncesinde tefrik edilip sonrasında birleştirilmesine karar verilen taşınmazlar hakkındaki birleştirilen dava dosyalarının büyük bir kısmı dava dosyasına getirtilerek incelenmemiş,sadece 15.01.2010 tarihli duruşma ara kararı ile taşınmazlara ait dava dosyalarının dosyaya konulmasına karar verilmiş ancak akabinde yapılan
oturumlarda birleştirildiği belirtilen dava dosyalarının dosyaya konulduğuna dair bir açıklama yapılmadığı gibi dosya kapsamında da birleştirilen dava dosyalarına rastlanmamıştır.
Ayrıca mahkemece hüküm yerinde dava dışı oldukları belirtilip haklarında karar verilmesine yer olmadığına karar verilen 5,11,12,17,18,20 ve 23 parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tutanak asıllarının dava dosyasında bulunmasına, davacı Hazine’nin 14.08.1961 tarihli itiraz tutanağında 1 ila 26 parsel sayılı taşınmazlar yönünden tapu kaydına ve vergi kaydına dayanarak itiraz etmesine,
önceki bozma ilamında da değinildiği üzere davacı Hazine’nin itiraz ettiği 1 ila 26 parsel sayılı taşınmazlardan 16, 19, 24, 26, 21 ve 25 parsel sayılı taşınmazlar yönünden oluşturulan önceki günlü hükümlerin kesinleştiğinin bildirilmesine rağmen mahkemece kesinleştiği bildirilen 16, 19, 24, 26, 21 ve 25 parsel sayılı taşınmazlar ile mahkemece haklarında hüküm oluşturulan 1, 2, 3, 4, 6, 7, 8, 9, 10, 13, 14, 15 ve 22 parsel sayılı taşınmazlar haricindeki 5, 11, 12, 17, 18, 20 ve 23 parsel sayılı taşınmazların halen davalı olup olmadıkları, bu taşınmazlar hakkında başkaca bir dava dosyasının bulunup bulunmadığı,
taşınmazların tapu kayıtlarının oluşup oluşmadığı kısaca 5, 11, 12, 17, 18, 20 ve 23 parsel sayılı taşınmazların dava konusu olup olmadıkları dahi yeterince araştırılmamıştır.
Nitekim mahkemece oluşturulan hükümde dava dışı denilen 1961/118 Esas sayılı dava dosyasının bozulması üzerine 1969/1 Esas sırasına kayıt edildiği,akabinde 1969/1 Esas sayısı ile verilen kararında tekrar bozulması üzerine mahkemenin dosyayı 1980/2 Esas sırasına kayıt ettiği, yargılamanın devamında 21.10.1981 tarihli duruşma ara kararı ile birleştirilen diğer parseller yönünden tefrik kararı verilmesine rağmen 5 parsel sayılı taşınmazla ilgili davanın incelemeye alınmasına dair ara karar oluşturulduğu,
akabinde mahkemece 1980/2 Esas sırası ile oluşturulan hükmün bozulması üzerine mahkemece dosyanın temyize gelen esas sırasına kayıt edildiği dosya kapsamı ile belirlenmesine rağmen bu olgular ışığında dahi 5 parsel sayılı taşınmazın davalı olup olmadığına yönelik ayrıntılı bir inceleme yapılmamış, mahkemece 5,11,12,17,18,20 ve 23 parsel sayılı taşınmazların dava dışı kabul edilmesinin gerekçeleri hüküm yerinde gösterilmemiştir.
Kaldıki mahkemece hakkında hüküm oluşturulan 15,14 ve 10 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanak asıllarına dahi dosyada rastlanmamıştır. Bu hususlardan ayrı olarak daha önceki günlü bozma ilamında da değinildiği üzere dava konusu 4 ve 22 parsel sayılı taşınmazlar Tüzel Kişiliği adına tespit edilmesine rağmen mahkemece son bozma sonrası duruşma günü ve mahkeme hükmü Tüzel Kişiliğine tebliğ edilmemiş,adına gerekçeli karar başlığında dahi yer verilmemiştir.
O halde mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için; kural olarak dava dosyaları birleştirilmiş olsa dahi her davanın bağımsızlığını koruduğu gözetilerek haklarında hüküm oluşturulan 1, 2, 3, 6, 7, 8, 9, 10, 13, 14, 15, 4 ve 22 parsel sayılı taşınmazlara ait dava dosyaları sıkıca aranmak suretiyle dosya kapsamına getirtilerek gereği gibi incelenmeli, ayrıca 15,14 ve 10 parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tutanak asılları ile varsa dayanağı kayıtlar bulunduğu yerden getirtilerek dava dosyasına konulmalı, az yukarıda açıklanan olgular gözetilmek suretiyle mahkemece dava dışı denilen 5, 11, 12, 17, 18,
20 ve 23 parsel sayılı taşınmazların gerçekten dava dışı olup olmadıkları haklarında bir dava bulunup bulunmadığı veya mahkemenin başkaca bir dava dosyasında davalı olup olmadıkları usulünce ve gereği gibi araştırılmalı,mahkemenin başka bir dosyasında davalı iseler dava dosyalarının birleştirilmesinin gerekip gerekmediği düşünülmeli, gerek dava konusu taşınmazların tespit malikleri ile tespit maliklerinden ölü olanların verasete esas açık nüfus kayıtları kapsamında belirlenecek mirasçılarına gerekse 4 ve 22 parsel sayılı taşınmazların tespit maliki Tüzel Kişiliğine duruşma günü tebliğ edilerek taraf koşulu oluşturulmalı,
ayrıca mahkemenin dava dosyası Kalem Mevzuatına uygun olarak evrak ve işlem tarihine göre düzenlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/2968, K. 2013/14182, 10 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama