KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/2990 E., 2012/7377 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2012
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacılar, muris ... adına kayıtlı olan elektrik aboneliği ile ilgili olarak haklarında, 4.562,00 TL kaçak elektrik tüketim bedeli tahakkuk etirildiğini, ancak ceza tahakkuk ettirilirken dava konusu yerin, mesken olmasına karşın, şantiye olarak değerlendirilerek, fazla tüketim bedeli tahakkuk ettirildiğini, 04/06/2010 tarihinde 6.720,00 TL olarak cezanın ödendiğini, kaçak tüketim bedelinin mesken esas alınarak katsayısının hesaplanarak tespitini ve fazla tahsil edilen bedelin istirdatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-)4822 sayılı Yasa ile Değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un amaç başlıklı 1. maddesi'nde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesi'nde “Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında, tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan, gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Yasa kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi için, yasanın amacı içinde mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlığın incelenmesi neticesinde; davacılar murisi ile davalı kurum arasında elektrik aboneliği hususunda sözleşme yapıldığı ve taraflar arasında 4077 sayılı Yasa kapsamında kalan bir hukuki ilişkinin kurulduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı Yasa'nın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre, davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler, kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında res'en gözetilir. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma nedeni ve şekline göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/2990, K. 2012/7377, 31 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama