KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/3011 E., 2012/6146 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2012
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, tapuda kayıtlı ve ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 35 ada 29 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan üç katlı binanın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Duraksamadan belirtmek gerekir ki; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun mülkiyet hakkının kapsamına ilişkin 684. maddesi hükmüne göre, bir şeye malik olan o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olduğu gibi, 718. maddesi hükmüne göre de taşınmaz mülkiyeti araziyle birlikte arazinin üzerinde bulunan bütünleyici parça niteliğindeki muhtesatları da kapsar. Yine aynı Kanunun 688. maddesinde açıklandığı üzere paylı mülkiyette birden çok kimse maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir.
Somut olaya gelince; dava dilekçesi içeriği ve toplanan delillerden dava konusu muhdesatın üzerinde bulunduğu 35 ada 29 parsel sayılı taşınmazın "bahçeli kargir ev" niteliği ile tapuya kayıtlı olup tarafların taşınmazda paydaş oldukları, davacı tarafın taşınmaz üzerinde bulunan üç katlı bina niteliğindeki muhdesatı önceki paydaş Süleyman Akgül'den satın aldığını öne sürerek görülen davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Az yukarıda açıklanan hukuki olgu gözetildiğinde taşınmaz arzından pay satın alan, payı oranında üzerindeki muhdesatın da sahibi olur. Muhdesatın taşınmazın zemininden (arzdan) ayrı olarak satılması ve durumun tapu kütüğüne işlenmesi mümkün değildir.
Hal böyle olunca; bu istem ile açılan ve eda davasının öncüsü niteliğinde olan tespit davası dinlenemez.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/3011, K. 2012/6146, 19 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama