KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/3225 E., 2012/5442 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Eylül 2012
Karar Metni
763 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 124 ada 1,125 ada 2 ve 126 ada 4 parsel sayılı sırasıyla 541,38 m2, 1062,05 m2 ve 54,43 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye kalan yerlerden olduğunu, edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 124 ada 1,125 ada 2 ve 126 ada 4 parsel sayılı taşınmazların kanunları uyarınca Hazine'ye kalan yerlerden olmadığı, davacının tutunduğu tapu kaydı ve haritaları ile Toprak Tevzi Komisyonunca hazırlanan belirtmelik tutanakları ile haritalarının dava konusu taşınmazları kapsamadığı, taşınmazlar üzerinde tespit tarihinde davalı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Mahkemece davacının tutunduğu tapu kaydı ve haritaları ile Toprak Tevzi Komisyonunca hazırlanan belirtmelik tutanakları ile haritalarının dava konusu taşınmazı kapsamadığı gerekçe de belirtilmiş ise de dava dosyası içinde bulunan Aralık 1962 tarih 169 ve 179 sayılı tapu kayıtları yapılan keşif sırasında yerine uygulanmamış, bundan ayrı olarak temyiz incelemesi Dairemiz tarafından aynı gün yapılan diğer dava dosyalarında bulunduğu belirlenen tevzi haritaları dosyaya getirtilerek yapılan keşif sırasında yerine uygulanmamamıştır.
Bundan ayrı olarak Tevzi Komisyonunca oluşturulan haritaların uygulanmasına ilişkin uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersiz olduğu gibi dava konusu taşınmazlara komşu olan bir kısım taşınmazların kadastro tutanak örnekleri ile varsa dayanak kayıtları getirtilerek yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmemiştir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı Hazine'nin tutunduğu Aralık 1962 tarih 179 ve 169 sayılı tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte varsa haritaları da Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kayıtların dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği,
Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, akabinde dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 63 Nolu Toprak Komisyonu tarafından yapılan tevzi haritaları ve buna dair belirtmelik tutanakları ile diğer bilgi ve belgeler bulunduğu yerden getirtilmeli, yine dava konusu taşınmazlara komşu olan 125 ada 4, 126 ada 3,
2 ve 5 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanak örnekleri ile varsa dayarak kayıtları Tapu Sicil Müdürlüğü'nden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, öncelikle geniş kapsamlı kadastro paftasının ölçeği ile tevzi haritasının ölçekleri eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle haritalar çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı,
yapılan uygulamam sonunda dava konusutaşınmazlar hakkında toprak tevzi komisyonunca ne gibi işlem yapıldığı açık olarak belirlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bu yolla dava konusu taşınmazın davacının tutunduğu tapu kaydı ile tevzi haritası kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız belirlenmeli, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı,
taşınmazın tutunulan tapu kaydı veya tevzi haritası kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı,bu cümleden olarak dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, daha sonra uzman ziraatçi bilirkişi ve mahkeme heyeti hazır olduğu halde, taşınmaz bizzat mahkemece görülüp, gözlenmeli, gözlem keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, özellikle taşınmazın meyil durumu, fiziksel yapısı,
dıştan komşu taşınmazlarla toprak mukayesesi yapılmalı, komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla, yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, komşu taşınmazların tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmış ise bu kayıt ve belgelerin nizalı parsel yönünü ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği üzerinde durulmalı, uzman bilirkişi fen elemanından keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkeme gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı,
bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/3225, K. 2012/5442, 4 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama