KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/336 E., 2012/933 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2012
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sonucu tespit, tescil, imar ve ifraz sonucu oluşan dava konusu 1 ada 88, 406, 2 ada 51, 3 ada 5 ve 7, 2 ada 88 ve 50, 1049 ada 314, 316, 318, 327 ve 328 parsel sayılı taşınmazlarda davalı Hazine'nin payı oluşmuştur. Dava konusu 2169 ada 1 parsel sayılı taşınmazda ise davalı Hazine'nin payı mevcut değildir.
Davacı ... tespitten önceki tapu kaydına dayanarak tapu kaydındaki payı oranında dava konusu 1 ada 88, 406 ve 2 ada 51 parsel sayılı taşınmazlardaki davalı Hazine'nin payının iptali ile adına tapuya tescili, davacı ... ve ... da tespitten önceki tapu kaydına ve şufa hakkına dayanarak ...
Sapmaz’ın tapu kaydındaki payı oranında dava konusu 3 ada 5 ve 7, 2 ada 88 ve 50, 2169 ada 1, 1049 ada 314, 316, 318, 327 ve 328 parsel sayılı taşınmazlardaki davalı Hazine'nin payının iptali ile adlarına tapuya tescili istemiyle tapu iptal ve tescil davası açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 1 ada 88, 3 ada 7, 2 ada 50 parsel sayılı taşınmazların 6.4.1949, 1 ada 82 parsel sayılı taşınmazdan ifrazen oluşan 1 ada 406 parsel sayılı taşınmazın 21.10.1949, 2 ada 51 ve 3 ada 5 parsel sayılı taşınmazların 21.5.1969, 2 ada 88 parsel sayılı taşınmazın 6.3.1992, 2169 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 24.11.1952, 1049 ada 327 ve 328 parsel sayılı taşınmazların ifrazen oluştuğu 1049 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 6.10.1953, 1049 ada 314, 316 ve 318 parsel sayılı taşınmazların ifrazen oluştuğu 1049 ada 97 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitlerinin 24.11.1952 tarihlerinde kesinleştiği, dava konusu taşınmazların kadastro
tespitlerinin kesinleşme günleri ile davacı tarafından tapu iptal ve tescil davasının açıldığı 21.3.2002 günü arasında 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiştir.
Hal böyle olunca davacı tarafın davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddi yerine davacının davasının sübut bulmadığından reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, davalı Hazine'nin paydaşı olmadığı 2169 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının da husumetten reddine dair hüküm kurulmaması dahi isabetsiz, davacı ... ve ...’nun temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgının düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 1. bendindeki “Davacının davasının REDDİNE,” sözlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına,
üö
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/336, K. 2012/933, 20 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama