KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/357 E., 2012/739 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2012
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ..., ..., katılan Hazine ile davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 157 ada 14 ve 34 parsel sayılı 5.631,46 m2 ve 16.157,85 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak sırasıyla davalı ... ve ..., 157 ada 19 parsel sayılı 13.839,55 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yolu ile gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ölü İsmet Doğruöz adına tespit edilmiştir.
Davacı ... ve ..., miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmıştır. Yargılama sırasında Hazine, dava konusu taşınmazların mera niteliğinde olduğunu öne sürerek davaya katılmıştır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davacıların davasının reddine, katılan Hazine'nin davasının kabulüne, dava konusu taşınmazların katılan Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ..., ..., katılan Hazine ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 157 ada 14, 19 ve 34 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde tespit gününde davacı ..., ... ile davalı ... ve arkadaşları yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği, davacı ..., ... ile davalı ... ve arkadaşlarının taşınmazlar üzerinde zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşuluyla iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığı, taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olmadıkları mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ..., ..., katılan Hazine ile davalı ...’ın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, mahkeme hükmünden sonra 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı Kadastro Mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır” hükmü öngörülmüştür.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/357, K. 2012/739, 13 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama