KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/3615 E., 2012/9775 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2012
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ile davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 210 ada 132 parsel sayılı 309.081,07 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... adına tespit gören dava dışı 210 ada 118 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiğini, eksikliğin 210 ada 132 parsel sayılı taşınmazda kaldığını ileri sürerek satına almaya, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece araştırmaya ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, dava konusu 210 ada 132 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 23.03.2010 ve 20.07.2010 tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 4380,64 m2 ve (B) harfi ile gösterilen 1637,57 m2 yüzölçümündeki bölümlerin ifrazı ile 210 ada 118 parsel sayılı taşınmaza dahil edilmesine, aynı rapor ve haritada geriye kalan 281600,76 m2 bölümün tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı ... tarafından vekalet ücretine yönelik, davalı Hazine tarafından esasa yönelik temyiz edilmiştir.
Dava ve temyiz konusu taşınmaz bölümü üzerinde tespit tarihinde davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, davacı kendi adına tespit gören 210 ada 118 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik yazıldığını, eksikliğin 210 ada 132 parsel sayılı taşınmazda kaldığını öne sürerek dava açtığına göre, 210 ada 118 parsel sayılı taşınmazın dava konusu olmadığının kabulü gerekir.
Hal böyle olunca davaya konu edilmeyen 210 ada 118 parsel sayılı taşınmaza ait dosyadaki tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmesi gerekirken, taşınmazın geometrik şeklini değiştirecek şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi mahkemece davanın niteliği ve önemi dosya içeriği ile 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 31. maddesi gereğince davalı vekilinin sarfettiği emek ve mesaisi dikkate alındığı takdiren 550,00 TL vekalet ücretinin hüküm altına alınması gerekirken Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücreti tayin edilerek,
daha fazla vekalet ücreti takdir edilmesi dahi isabetsiz, davacı ... ile davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, hüküm yerinin 1. ve 2. bendinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine “dava konusu 210 ada 132 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 23.03.2010 ve 20.07.2010 tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 4380,64 m2 ve (B) harfi ile gösterilen 1637,57 m2 yüzölçümündeki bölümlerin aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına tapuya tesciline,
210 ada 132 parsel sayılı taşınmazın aynı rapor ve eki dikkate alınarak 281600,76 m2 yüzölçümü ile tespit gibi tapuya tesciline, dava konusu olmayan 210 ada 118 parsel sayılı taşınmaza ait dosyadaki tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne iadesine” sözlerinin yazılmasına, yine hüküm yerinin 6. bendindeki "1.100,00 TL" rakamının çıkarılmasına, yerine "550,00 TL" rakamının yazılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/3615, K. 2012/9775, 24 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama