KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/3775 E., 2013/8304 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2013
Karar Metni
1.317 kelime·7 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi dahili davalı ... mirasçısı ... ile dahili davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 101 ada 10, 33, 32, 40, 102 ada 18, 19 ve 31 parsel sayılı sırasıyla 2919,44 m2, 6642,92 m2, 4950,82 m2, 10368,30 m2, 5643,46 m2, 3430,51 m2, 6845,31 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan 101 ada 10, 102 ada 18 parsel sayılı taşınmazlar devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliğiyle davalı-davacı Hazine adına, 101 ada 33, 32 ve 40 parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydına dayanılarak davalı ... adına,
102 ada 19 ve 31 parsel sayılı taşınmazlar ise miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 102 ada 19 parsel sayılı taşınmaz dahili davalı ... adına, 102 ada 31 parsel sayılı taşınmaz ise ölü olduğu tutanağın beyanlar hanesinde belirtilen ... adına tespit edilmiştir. Davacı ...
101 ada 10 parsel sayılı taşınmaz yönünden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, 101 ada 33 ve 40 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise murisi adına tespit edilen 102 ada 32 parsel sayılı taşınmazın eksik yüzölçümü ile tespit edildiğini, mevcut eksikliğin 101 ada 33 ve 40 parsel sayılı taşınmazlarda kaldığını öne sürerek dava açmış, yargılama sırasında ise tapu kaydına dayanmış, davacı Hazine ise 101 ada 32 ve 33 parsel sayılı taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu gibi taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olduğunu öne sürerek dava açmışlardır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davacı Hazine'nin davasının reddine, dava ve temyize konu 101 ada 32 ve 33 parsel sayılı taşınmazların
tespit gibi tapuya tesciline, davacı ...'in 101 ada 33 ve 40 parsel sayılı taşınmazlar yönünden açtığı davasının husumet yokluğundan reddine, 101 ada 33 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi, 101 ada 40 parsel sayılı taşınmazın ise onama ilamı da gözetilerek tespit ve karar gibi ...
Köyü Tüzel Kişiliği adına tapuya tesciline, davacı ...'in dava konusu 101 ada 10 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının esastan reddine, taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline, davacı ...'in 102 ada 32 parsel sayılı taşınmazı esas alarak açtığı tapuda yüzölçüm davasının kısmen kabulü ile dava ve temyize konu 102 ada 19 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 20.10.2011 havale tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 1457,57 m2 yüzölçümündeki bölümün aynı adanın son parsel numarası ile davacı ... adına,
aynı rapor ve haritada (B) harfi ile gösterilen 1972,94 m2 yüzölçümündeki bölümün ise dahili davalı ... adına, dava ve temyize konu 102 ada 18 parsel sayılı taşınmazın 20.10.2011 havale tarihli rapor ve haritada (C) harfi ile gösterilen 4380,39 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı ... adına aynı tarihli rapor ve haritada (D) harfi ile gösterilen 1263,07 m2 yüzölçümündeki bölümün ise davacı-davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı Hazine, davacı ..., dahili davalı ... mirasçısı ... ile dahili davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava ve temyize konu 101 ada 10 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde kendi yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğini davacı ...'in kanıtlayamadığı mahkemece yapılan keşif ve uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...'in dava konusu 101 ada 10 parsel sayılı taşınmaza yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle bu taşınmaz yönünden oluşturulan hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 3,15 TL harcın davacı ...'den alınmasına ,
2-Davacı ...'in 101 ada 33 ve 40 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde. Kural olarak kadastro davaları lehine tespit yada kadastro komisyonunca adına tescile karar verilen gerçek yada tüzel kişiler arasında görülür. Bir başka deyişle kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür. Davacı ... dava dilekçesinde davalı Hazine'yi hasım göstermek suretiyle dava açmış, ancak. 101 ada 33 ve 40 parsel sayılı taşınmazların tespit maliki olan ...
Köyü Tüzel Kişiliği'ne dava dilekçesinde husumet yöneltmemiştir. Hal böyle olunca davanın açıldığı günde dava konusu 101 ada 33 ve 40 parsel sayılı taşınmazlar yönünden gerçek hasma yöneltilen bir dava bulunmamaktadır. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...'in dava konusu 101 ada 33 ve 40 parsel sayılı taşınmazlara yönelik sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki. Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Mahkemece dava ve temyize konu 101 ada 33 ve 40 parsel sayılı taşınmazlar yönünden husumet yokluğu nedeni ile usulden ret kararı verilmesine rağmen taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine dair hüküm oluşturulmuştur.
Somut olayda dava husumet yokluğundan reddedildiğine göre taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine dair icrai hüküm oluşturulamaz.
Davacı ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 2 nolu bendinin 4.satırında yazılı bulunan “HUSUMET NEDENİ İLE REDDİ” sözlerinden sonra gelen 4.satırda ve devamında 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11.satırlarında yazılı bulunan 101 ada 33 ve 40 parsel sayılı taşınmazların tescillerine dair olan sözlerin hüküm yerinden çıkarılmasına, 101 ada 33 ve 40 parsel sayılı taşınmazlara yönelik hükmün düzeltilen bu şekli ONANMASINA,
3-Davacı Hazine'nin 101 ada 32 ve 33 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava ve temyize konu bu taşınmazların tespitlerine esas alınan tapu kayıtları ile tapu kayıtlarının dayanağı haritaları kapsamında kaldığı gibi taşınmazların kamu malı niteliğinde mera da olmadığı mahkemece yapılan keşif ve uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı Hazine'nin dava konusu 101 ada 32 ve 33 parsel sayılı taşınmazlara yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle bu taşınmazlar yönünden oluşturulan hükmün ONANMASINA, davacı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davacı-davalı Hazine ile davacı ...'in dava konusu 102 ada 18 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava ve temyize konu 102 ada 18 parsel sayılı taşınmazın uzman fen bilirkişi rapor ve haritasında (C) harfiyle gösterilen 4380,39 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı ...'in tutunduğu tapu kaydı ile dayanağı haritası kapsamında kaldığı,
taşınmazın uzman bilirkişinin aynı tarihli rapor ve haritada (D) harfi ile gösterilen 1263,07 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise davacı ...'in tutunduğu tapu kaydı ile dayanağı haritası kapsamı dışında kaldığı gibi taşınmazın bu bölümü üzerinde tespit gününde kendi yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi hükmünde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğini davacı ...'in kanıtlayamadığı mahkemece yapılan keşif ve uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ... ile davacı-davalı Hazine'nin dava konusu 102 ada 18 parsel sayılı taşınmaza yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle bu taşınmaz yönünden oluşturulan hükmün ONANMASINA,
5-Dahili davalı ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince. Kural olarak kadastro davaları lehine tespit yada kadastro komisyonunca adına tescile karar verilen gerçek yada tüzel kişiler arasında görülür. Bir başka deyişle kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür. Davacı ... dava dilekçesinde davalı Hazine'yi hasım göstermek suretiyle dava açmış dava dilekçesinde ...'ı hasım göstermediği gibi 102 ada 19 parsel sayılı taşınmaza yönelikde bir dava açmamıştır.
Kısaca davacı 102 ada 19 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki olan ...'a dava dilekçesinde husumet yöneltmemiştir. Hal böyle olunca davanın açıldığı günde 102 ada 19 parsel sayılı taşınmaz açısından gerçek hasma yöneltilen bir dava bulunmamaktadır.
Bu hususlara göre 102 ada 19 parsel sayılı taşınmaz yönünden de davanın husumet yokluğundan reddine, taşınmazın kadastro tutanak aslı ile dayanağı belgelerin kadastro işlemlerinin olağan yöntemine göre tamamlanması için Kadastro Müdürlüğü'ne iade edilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi davacı ...'in dava dilekçesinde tespit maliki ya da mirasçılarına husumet yöneltmediği buna rağmen tutanak aslı dosyaya getirtilerek hüküm yerinde mirasçıları adına yer verilen 102 ada 31 parsel sayılı taşınmaz yönünden de husumet yokluğundan reddine,
taşınmazın kadastro tutanak aslı ile dayanağı belgelerin kadastro işlemlerinin olağan yöntemince tamamlanması için Kadastro Müdürlüğü'ne iade edilmesine karar verilmesi gerekirken 102 ada 31 parsel sayılı taşınmaz yönünden kararda olumlu veya olumsuz bir hüküm oluşturulmaması,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/3775, K. 2013/8304, 7 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama