KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/3995 E., 2012/6689 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2012
Karar Metni
1.320 kelime·7 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve ... mirasçısı ... ile davalı ..., ... ve paydaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Davalı ...’nin dava konusu 115, 116, 117, 273, 274, 275, 281, 282, 283, 284, 285, 286, 288, 289 ve 292 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz inceleme isteğine gelince; davalı ...’nin yukarıda adı geçen taşınmazların tespit maliki olmadığı, tespite yönelik itiraz ve davasının bulunmadığı, açılan davaya da usulün 53 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca yöntemine uygun şekilde katılmadığı dosya içeriği ile belirlenmiştir.
Hal böyle olunca; adı geçenin bu taşınmazlar yönünden davanın gerçek tarafı olmadığının kabulü gerekir. Kural olarak davanın gerçek tarafı olmayan kişiler hükmü temyiz edemez. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre bir hükmü hukuksal yararı bulunmak koşulu ile ancak davanın tarafları temyiz edebilir.
Açıklanan nedenlerle davanın gerçek tarafı olmayan ve hükmü temyizde hukuksal yararı bulunmayan davalı ...’nin dava konusu 115, 116, 117, 273, 274, 275, 281, 282, 283, 284, 285, 286, 288, 289 ve 292 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz inceleme isteğinin REDDİNE,
2-Dava ve temyize konu 346, 347 ve 359 parsel sayılı taşınmazların, kadastro tespitine dayanak yapılan ve davalı ...’nin tutunduğu Haziran 927 tarih ve 21 sayılı tapu kaydının kapsamında kalmadığı, 346, 347 ve 359 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde, tespit gününde adlarına ayrı ayrı tescil kararı verilen davacılar ... (...) ..., ..., ... ve ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı ...’nin 346, 347 ve 359 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Davalı ... ve paydaşlarının dava konusu 292 ve 302 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz inceleme isteklerine gelince; dava ve temyize konu 292 ve 302 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitine dayanak yapılan, davalı ... ve paydaşlarının tutunduğu Haziran 927 tarih ve 21 sayılı tapu kaydının kapsamında kalmadığı,
292 ve 302 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde, tespit gününde adına tescil kararı verilen zilyet davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı ... ve paydaşlarının 292 ve 302 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
4-Davacı ... mirasçısı ...’nın temyiz inceleme isteğine gelince; mahkemece davacı ... yönünden davasından feragat ettiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur. Öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında kararlılık kazanan görüşlere göre feragat, kabul gibi irade beyanları 6100 sayılı HMK’nun 154. maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun belgelendirilmiş olmak koşulu ile kesin hükmün bütün neticelerini doğurur.
Bu olgular eşliğinde somut olaya bakıldığında davacı tarafın dava ve temyize konu taşınmazlarla ilgili davalardan kayıtsız koşulsuz feragat ettiği, usulün 154. maddesi hükmü uyarınca bu doğrultudaki beyanını imzası ile belgelendirdiği, dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerle saptanmıştır. Feragatten dönmeyi haklı gösterebilecek herhangi bir haklı neden ileri sürülmemiştir.
Kaldı ki davacı tarafın feragatinin geçerli olmadığı kabul edilse dahi somut olayda tapu kayıt malikleri arasında tapu dışı paylaşmanın yapıldığı, dava dışı 290 parsel sayılı taşınmazın davacı ... payına düştüğü, dava dışı 290 parsel sayılı taşınmazın Yargıtay denetiminden geçerek davacı ... adına hükmen kesinleşerek tescil edildiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ... mirasçısı ...’nın 273, 274 292, 293, 295 ila 300, 302, 307, 310 ila 330, 332 ila 338, 343, 344, 346 ila 362 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
5-Davalı ... mirasçısı ...’nın dava konusu 94 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz inceleme isteğine gelince; dava ve temyize konu 94 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafın tutunduğu Haziran 1927 tarih ve 22 sayılı tapu kaydının kapsamında kalmadığı, geleneksel biçimde kullanılagelen kamu malı niteliğinde mera olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ... mirasçısı ...’nın 94 parsel sayılı taşınmaz ilişkin temyiz itirazları da yerinde değildir.
6-Davacı Hazine ve davalı ... mirasçısı ...’nın dava konusu 275 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz inceleme isteklerine gelince; dava ve temyize konu 275 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitine dayanak yapılan, davalı tarafın tutunduğu Haziran 927 tarih ve 21 sayılı tapu kaydının kapsamında kalmadığı,
275 parsel sayılı taşınmaz üzerinde, tespit gününde adına tescil kararı verilen zilyet davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı Hazine ve davalı ... mirasçısı ...’nın 275 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
7-Davacı Hazine'nin dava konusu 115, 116, 117, 281, 282, 283, 284, 285, 286, 288 ve 289 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz inceleme isteğine gelince; dava ve temyize konu 115, 116, 117, 281, 282, 283, 284, 285, 286, 288 ve 289 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitine dayanak yapılan, davalı tarafın tutunduğu Haziran 927 tarih ve 21 sayılı tapu kaydının kapsamında kaldığı,
dava konusu taşınmazlar üzerinde, tespit gününde adına tescil kararı verilen zilyet davalı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı Hazine'nin 115, 116, 117, 281, 282, 283, 284, 285, 286, 288 ve 289 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
8-Davacı Hazine'nin dava konusu 89, 90, 91, 92, 95, 96, 97, 107, 108 ve 174 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz inceleme isteğine gelince; dava ve temyize konu 89, 90, 91, 92, 95, 96, 97, 107, 108 ve 174 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitine dayanak yapılan, davalı tarafın tutunduğu Haziran 927 tarih ve 22 sayılı tapu kaydı kapsamında kalmadığı,
taşınmazlar üzerinde tespit gününde adına tescil kararı verilen zilyet davalı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı Hazine'nin 89, 90, 91, 92, 95, 96, 97, 107, 108 ve 174 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
9-Davacı Hazine'nin diğer taşınmazlara ilişkin temyiz isteklerine gelince; dava ve temyize konu 102 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 20.7.2006 tarihli haritada (B) harfi ile gösterilen 103, 104, 105, 106 ve 109 parsel sayılı taşınmazların aynı tarihli haritalarda ayrı ayrı (A) harfi gösterilen bölümlerinin kadastro tespitine dayanak yapılan vergi kayıtlarının yüzölçümleri ile kapsamında kaldığı, geleneksel biçimde kullanılagelen kamu malı niteliğinde mera olmadığı,
temyize konu taşınmaz bölümleri üzerinde tespit gününde adına tescil kararı verilen zilyet davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür. Doğru sicil oluşturmak kamu düzenine ilişkindir.
Dava konusu 94 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 102, 103, 104, 105 ve 109 parsel sayılı taşınmazların mera olarak kabul edilen bölümlerinin 3402 Sayılı Yasanın 16/B maddesi hükmüne göre mera olarak sınırlandırılması ile yetinilmesi gerekirken Kadastro Mahkemesinin görevine girmeyen meranın aidiyetini belirleyecek şekilde hüküm kurulması isabetsiz davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden,
hükmün 55.bendinin altıncı satırında, 59.bendinin b) fıkrasının ikinci ve üçüncü satırlarında, 60.bendinin b) fıkrasının ikinci ve üçüncü satırlarında, 61.bendinin b) fıkrasının ikinci ve üçüncü satırlarında, 62.bendinin b) fıkrasının ikinci ve üçüncü satırlarında, 63.bendinin b) fıkrasının ikinci ve üçüncü satırlarında, 66.bendinin b) fıkrasının ikinci ve üçüncü satırlarında yazılı bulunan “...
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/3995, K. 2012/6689, 4 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama